Tahsin ÖTGÜÇ

HAYAT GAYESİZ DEĞİLDİR

Tahsin ÖTGÜÇ

Dünya sahnesine yaratanını tanımak üzere gelen insanoğlu, kendisine verilen nimetler ve imkânlarla sınanmaya, denenmeye ve imtihana tabi tutulur. Nimetlerin hakkını verip vermemesinden, nimetlerin sahibi Allah’a şükür edip etmemesinden, zorluklar karşısında sabır gösterip göstermemesinden, zenginliğin hakkını verip vermemesinden, zamanı iyi kullanıp kullanmamasından, etrafındakilerle iletişim kurup 0nlarla barış içinde yaşayıp yaşamamasından ve hâsıl insan, hayatın her safhasında imtihan edilir, sınanır ve denenir.

  Yüce Allah Kuran-ı Kerimde bu gerçeği şöyle açıklıyor. “And olsun ki, biz sizi biraz korku, biraz açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. (Habibim) sabır gösterenleri müjdele. Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman” biz Allah’a ait kullarız ve sonunda ona döneceğiz” derler. Bakara suresi, 155-156.          

 

            Dünya hayatında her şey zıttı ile kaimdir. Hayır- şer, iyi- kötü, hak- batıl, darlık- bolluk, şeytan- melek vb. Hayat inişli çıkışlı bir süreçtir. Her zaman aynı olması mümkün olmaya bilir. Bizler her durum karşısında soğukkanlı olmalıyız. Sabır nimetinden mümkün olduğu kadar yararlanmalıyız. Bilmeliyiz ki, müspet ya da menfi başımıza ne gelirse Allah’ın bilgisi dâhilindedir. Bundan dolayı her hangi bir problem var ise onun halli için Allah’ın yardımına ihtiyacımız vardır. Bunun için araya fasıla koymadan yardım istemeye devam etmeliyiz. Beş vakit kıldığımız namazlarda Fatiha suresini okuruz. Bu surenin beşinci ayeti, Allah’ım ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım isteriz, anlamındadır. Demek ki her zaman Allaha sığınmak, ona kulluk etmek ve ondan yardım isteme şuurunda olmak, hayatımızın içinde yer etmiştir.

                    

            Yukarıda mealini verdiğimiz Ayette. Korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile insanların imtihan edildiği ve sınandığı beyan edilmektedir. Demek ki hayatın akışı içersinde karşımıza bir takım zorluklar, huzur bozucu olaylar çıkabilir. Bizler bunların geçici olduğunu, Allah’a sığındığımız zaman mutlaka yardımın geleceğini, sonunda rahata kavuşabileceğimizi inanmalıyız. Çünki Allah kullarına zulmedici değildir. Af isteyeni, af eder. Yardım dileyene yardım eder. Yüce Allah Kur’an’ında şöyle buyurmaktadır. “Bu,  ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına asla zulmedici değildir.”Al-i İmran,182.

 

Denenme, sınanma, imtihan sadece bunlarla olmaz tabiî ki, bunların yanında Allah’a karşı görevlerimizi yapıp yapmağımızdan, verilen nimetlerin hakkını verip vermediğimizden, zamanı iyi değerlendirip değerlendirmediğimizden, maiyetimiz altındaki insanların hakkını usulüne uygun olarak verip, vermemekten deneniyor ve imtihana tabi tutuluyoruz. Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır.” O, hanginizin daha güzel amel işleyeceğinizi denemek için ölümü ve hayatı yaratandır. O, Mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” Mülk,2.  Bu ayeti kerimede hayatın ve ölümün imtihan için yaratıldığı, net bir şekilde açıklanmıştır. Hayat, gayesiz ve amaçsız değildir. Ölüm de yok oluş değildir. Yeni bir hayat için yer değiştirmektir.

 

Allah’ın bizler için açtığı imtihanı kazanabilmek için onun bizlerden ne beklediğini bilmek lazım gelir. O nedenle Kur’an ve sünnette buluşmak gerekmektedir. Kur’an, Allah’ın kullarının isteklerini ortaya sergiler. Peygamberimizin sünneti de bu isteklerin icra edilişini açıklar. Hayatımızın akışını Kur’an ve sünnet gölgesinde sürdürürsek, Allah’ın izniyle imtihanı kazanmış olur, dünyamızı da ahretimizi, de mutlu kılmış oluruz. Ömür denen zaman dilimi çok hızlı akıp gitmektedir. Miladi 2022 yılının son günlerini yaşıyoruz. Kısa bir zaman sonra yeni bir miladi yıla (2023) girmiş olacağız. Bu yılın eşiğinde iken geriye bakarak geleceğimize olumlu bir şekilde yön vermek durumundayız. Peygamberimiz (sav) efendimiz “Dünya Ahiretin tarlasıdır” buyurmak suretiyle ahiret yurdumuzun mamur edilmesi için hayatta iken zamanın iyi kullanılmasını vurgulamıştır.  Yüce Mevla imtihanını kazanan, dünyasını ve ahiretini mutlu kılanlardan eylesin.

                 

                                                                Tahsin ÖTGÜÇ – Emekli Müftü

                                                                                                                

Yazarın Diğer Yazıları