TSO, basınla kahvaltıda buluştu

24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla Bartın'daki yerel ve ulusal kuruluşlarda çalışan basın mensuplarıyla bir araya gelen Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Halil Balık Bartın TSO'nun faaliyetleri ve projeleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

TSO Başkanı Balık bilgilendirme konuşmasının başında 27 Haziran 2022 tarihinde meydana gelen sel afeti sonrasında Bartın Irmağının ıslah edilmesinin ne kadar önemli olduğunun gözler önüne serildiğini vurgulayarak başladı.

Başkan Balık konuşmasında, “Şu an karşımızda duran bir ırmak var. Yakın zamanda yaşadığımız bir sel olayı var. Biz bu sel olayını artık her zaman yaşayacağız gibi geliyor. Barajların bile artık yeterli kalmadığını, ırmağın acilen ıslah edilmesi gerektiğini anlamışızdır herhalde. Üyelerimizle ilgili hafta sonu bazı noktaları ziyaret ettik. O noktalarda tespitlerimiz oldu. En çok dikkatimiz çeken Celil Çil'in arkasındaki orda ırmağa baktığımda gerçekten dehşete düştüm. Belediye bir ara başladıydı biliyorsunuz ağaç kesimlerine. DSİ tarafından engellendi. Açıkçası şu anda da Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu bildiğim kadarıyla burayı doğal sit ilan etti. Bundan dolayı da ağaçlar kesilemiyor. Bu ağaçların mutlaka kesilmesi gerekiyor. Bizim doğamız Allah'a şükür İç Anadolu gibi değil. Bugün taşın üzerinde ot bitiyor. Burada selin ertesi günü Çevre Şehircilik Bakan Yardımcısı vardı ona da arz ettik konuyu. Irmağın bazı yerlerde derinliği 2 metreye kadar düştü. Bakan Yardımcımız hemen master plan yapılacağını ve tarak gemisinin bölgeye çağrılacağını söyledi. Bu konu gerçekten çok önemli. Sizden ricam bu konunun üzerinde durmanız ve gündeme getirmeniz. Bu işle ilgili Vekilimiz, Belediye Başkanımız veya Ankara'daki bakanlıklara sesimizi duyurursanız bu konuda müteşekkir oluruz. Burada su yola kadar çıktı. Irmak geri tepti zaman ki ırmak güzel akıyordu. Bu sefer olmadık yerlere su bastı. Valilik bölgesi örneğin. Bu konu gerçekten önemli. Bu konuda çalışmalar başlarsa hepimiz için Bartın için çok iyi olacak.” Dedi.

“Saya sektörü ön plana çıktı”

Başkan Balık konuşmasının devamında Bartın TSO olarak yürüttükleri çalışmalar hakkında da detaylı bilgiler vererek şunları söyledi; “Biliyorsunuz saya sektörü son zamanlarda Bartın'da ön plana çıktı. Şu anda bin civarında çalışan var. İhracatta yapıyoruz. Bunla ilgili de 2 kademeli çalışmamız oldu. Birincisi saya ile ilgili Tıyırtı olarak bilinen bölgedeki okulda başlattık. İkincisi de artık tamamen bir ayakkabıyı üretecek şekilde makine teçhizatı aldık. Organize Bölgemizdeki İnovasyon Merkezinde bunu hayata geçirdik. Şu ana kadar 160 civarında kursiyerimizi eğittik ve işbaşı yaptırdık. Tabi bunun maliyeti 1 milyon 901 bin TL idi. 401 bin TL'sini de biz karşıladık. BAKKA'ya da teşekkür ediyoruz çünkü Kalkınma Ajansı olmasa açıkçası biz bunların hiç birini yapamayız.

“Mobilya sektörüne istihdam sağlayacağız”

Mobilya sektöründe biliyorsunuz Sayın Vekilimiz Dubaili bir firmayı buraya davet ettiler. Şu anda Özel İdarede imar çalışmaları var. Bundan dolayı da yine BAKKA bir projeye çıktı. Biz buna da el atalım dedik. Mobilya sektöründe ihtiyaç olan Lütfullah Kocabaşoğlu Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğünde 1 adet 3 eksenli CNC makinesi, kenar bantlama makinesi, birde 12+1'lik bilgisayar odası olmak üzere toplam 2 milyon 696 bin TL'lik projemizde kabul edildi bakanlık tarafından. İnşallah bize start verdikleri anda biz bu projeyi de yapacağız. Mobilya sektörüne de hem istihdam sağlayacağız hem de eleman eğiteceğiz.

“Fide projemiz büyük kayıp oldu”

Bir fide projemiz vardı bu bizim için büyük bir kayıp oldu. Açıkça ikinci defa teftişe çıktık. Rakam 16 milyon TL'ye kadar çıktı. 2 bin m2 alanda yapılacak fideleme alanı tesisi. Bizim burada amacımız kadın kooperatiflerimiz oluştu hem bunlara çok düşük maliyetlerle elde edeceğimiz fideleri verip hem de bunları bir araya toplayıp hem de daha fazla üretim yaparak dış pazara açılmalarını sağlayacaktık. İlk proje 4 milyon TL civarındaydı. İkinci proje 7 milyon civarındaydı. Türkiye'deki enflasyonun bir göstergesi aslında bu şu anda yaptığımız projede 16 milyon civarında. İş uzadığı sürece de rakamlar artıyor. Bu proje kabul olur ve altından kalkabilirsek ciddi bir proje. Şayet kabul olursa Bartın'a önemli bir tesis kazandırmış olacağız.

“Yöresel ürünler kamyonu projemizi tekrar sunacağız”

Bir projemizde yöresel ürünler kamyonu projemizdi. Bartın'ın belli bölgelerinde, yaz günleri İnkumu Amasra gibi bölgelerde kadın kooperatiflerimizin ürünlerinin satışını sağlayacaktık. Çok kapsamlı bir projeydi ve 2 milyon 500 bin TL'lik projeydi. Maalesef bu proje geçmedi ama biz bunların hepsini bir yere koyuyoruz BAKKA tarafından tekrar çağrıya çıkıldığında bu projemizi tekrar sunacağız.

“Taş saçı üretiminde hedefimiz seri üretim”

Bana göre en önemli coğrafi işaretlerimizden biri Karaman'da yapılan taş saçı. Bunun coğrafi işaretini aldık. Amacımız orada hazineye ait bir yer bulduğumuzda artık ilkel usullerle değil burada makine teçhizatlarla daha kolay ve daha seri üretim sağlamak. Türkiye'de de yaygınlaşmasını sağlamak. Bununla ilgili çalışmalarımız var.

“Üyelerimize ücretsiz eğitimler düzenledik”

Üyelerimize kurumsallaşmaları ve kapasitelerini artırmaları adına; yalın üretim teknikleri, aile şirketlerinin kurumsallaşması, etkili iletişim becerileri, bütünleşik pazarlama iletişimi, dış ticaret, dijital dönüşüm ve e-ticaret ve e-ihracat, covid sonrası Türkiye'nin AB değer zincirindeki yeri, Türk kobileri için iş fırsatları, covid sonrası e-ticaretin önemi konularında eğitimler düzenledik. Ve bunların hiç birinden ücret talep etmedik.

“Arabuluculuk çalışmaları odamızda olacak”

Yine önemli projelerimizden birisi TOBB Uyum Aracbuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi. Bizim arka binamızın alt katında bu odaları hazırladık. Başladığı anda yerimiz hazır. Bundan sonra arabuluculuk hizmetleri Bartın TSO'nun arka binasındaki odasında yapılacak. Yürürlüğe girdiği andan itibaren tüm arabuluculuk çalışmalarının hepsi bizim odamızda yapılacak.

“Yüzlerce sektör çalışanını belge sahibi yaptık”

Odamız bünyesinde Hizmet Noktası ve Türk Patent Bilgi ve Doküman birimi açıldı. Mersin TSO ile dış ticaret istihbarat anlaşması yaptık. Son iki yılda galeri ve emlak danışmanlığı sınavlarında yüzlerce sektör çalışanını belge sahibi yaptık.

Her yıl Ramazan aylarında kumanya dağıtıyoruz. Milli Eğitim aracılığı ile öğrencilerimize bot ve mont dağıtıyoruz. Bayramlarda bayrak dağıtımı yapıyoruz. Hatta şu anda zam geliyor diye bayrak stoku yaptık.

“Pandemide de üyelerimizin yanında olduk”

Maske satışının yasak olduğu dönemlerde 70 bin tane maskeyi oda üyelerimize dağıttık. Elimizden geldiğince üyelerimize bu konuda yardımcı olmaya çalıştık. İş yerlerine pandemide asılması gereken bazı bildiriler vardı. Bunları üyelerimize dağıttık. Pandemi döneminde EBA'ya erişim sağlayamayan ihtiyaç sahibi öğrencilere TOBB ile birlikte 110 adet tablet dağıttık. Yine Şerife Bacı Kız Meslek Lisesi ve Fuat Sezgin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile protokollerimiz var. Bu okullarımıza bilgisayar ve burs desteği sağladık. Üniversitemiz insansız hava aracı, roket takımı ve güneş enerjili araba ile yarışmalara katılıyorlar. En son Amerika'ya giden arkadaşlarımız oldu. Bunların hepsine destekler verdik. Kısmi kapanmalarda hafta sonları dahil olmak üzere üyelerimizin izin belgelerini düzenleyerek hem il dışına çıkmaları hem de işyerlerine gitmelerine kolaylık sağladık. Ziraat Bankası ve Halkbank ile tedarik zinciri finansmanı protokolü imzaladık. Biliyorsunuz nefes kredileri var. Son nefes kredisi çıktığında faizler bugünün şartlarında biraz yüksek gelmişti. Kimin ihtiyacı varsa teminatını yatıracağız dedik ve kredi almak isteyen tüm üyelerimizin teminatlarını yatırarak onların nefes kredisi almasını sağladık. Pandemi sürecinde Milli Eğitim Müdürlüğümüze bağlı okullarımızda kullanılmak üzere bir sınav programı satın aldık. Bu program şu anda kullanılıyor, öğrencilerimizin lise ve üniversite sınavlarına hazırlanmalarında yardımcı oluyor. Covid 19 sırasında en çok kullanılan araçlardan olan ambulanslarımızın steril hale getirilmesi için soğuk sisleme ve dezenfeksiyon cihazı Ambulans Başhekimliğine hibe edildi.”

“Kestane ağacı Ordu'dan, Artvin'den geliyor”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan TSO Başkanı Balık ahşap tekne ve yat üreticiliği ile tamamlanamayan Bartın Irmağı kano projesi hakkında şu şekilde konuştu, “İlginçtir, bizim kestane ormanlarımız var ama kestane ağacı Ordu'dan, Artvin'den geliyor. Kaliteleri bizim bölgemizde yetişen kestane ağaçlarından biraz daha iyi. Kestane ağacını mobilyada kullanılmasından ziyade genelde kayın kullanılır. Doğramalarda çam kullanılır. Kestane suya en dayanıklı ağaç. Acı suyu vardır bilirsiniz acı suyu öldürdüğünüz zaman böcek gibi şeyler yapmaz. Bakımlarını da düzenli yaptığınızda suya onlarca yıl dayanabilir. Hep hafızamızı tazeliyoruz. Bir şeyler yapabilir miyiz diye düşünüyoruz. Son olarak gündeme gelen konulardan biri tekne üretimini Kurucaşile'de düşünmeyelim. Bir gerçeğimiz var ustalarımız rahat. 6 metrelik bir sandal yapmak, motor yapmak daha işine geliyor. Bugün insanların zenginliğini anlamak için yatı var mı yok mu sorulur. Burada boğazda böyle bir şey yapılaşa, tesis kurulsa… Bu insanlar buraya gelse ve burada aynı zamanda bir eğitim merkezi oluşturulsa. Aynı zamanda burada yapılacak yatları ileriye getiremeyecekleri için arkadaşlar korkuyorlar. İşin kaba işçiliği var ama işin ince işine geldiğiniz zaman mobilyası var. Biz gelen tekne siparişlerinin ham halini yapsak ve buradan başlasak diye düşünüyoruz. Eskiden bu ırmaktan 500 tonluk çektirmeler geçermiş. Çocukluğumuzda biz gördük bu tekneleri, çektirmeleri. Bu çektirmelerin, teknelerin yapıldığı zamanları da biliyorum. Biz bunları yapabiliyor muyuz evet. Hiç olmazsa kabuktan başlayıp Marmaris'te ya da Tuzla'da çalışan Kurucaşileli ustalarımız var. Oralarda güzel çalışıyorlar. Burada niye olmasın. Örneğin bir teknenin kabuğu 10 liraysa maliyet 50 lira. Motorundan, iç aksamına, radarından mobilyasına ve aksesuarına kadar yani kaba bir teknenin üzerine beş misli daha para harcıyorsunuz. Biz kabasından bile başlasak ki işin en zor işçiliği orada. Bu konu hep aklımızda. Osmanlı'ya gemiler yapan bu kültürün, bu ustalığın ölmesini istemiyoruz.

“Turizmdeki en büyük değerimiz Bartın Irmağı”

Bartın Irmağı kano projemiz bugün için 1 milyon TL'lik bir projeydi. Birçok kano ve cankurtaran botu ve yardımcı malzemeler olacaktı. Çevre ve Şehircilik Müdürümüz Ali Özcan bu projenin hızlanması için elinden gelen her şeyi yaptı. Belediyenin o sırada sözleşmesi bitmiş. Hemen aklımıza Halil Yaz'ın halı sahanın altındaki duşlar ve tuvaletler geldi. O da vardı projenin içinde ve kesin istenilen şeylerden biriydi. Orada başlayacaktı eğitimler maalesef orada bir mülkiyet sorunundan dolayı belediye kiralayamadı ve bize kiralamayı yapamadı. Şayet o projemiz hayata geçseydi ırmağımıza olan ilgi artacaktı ve bazı şeylerde yapılmak zorunda kalınacaktı. Biz bu konuda hazırız. Bugün belki 1 milyona değil 4 milyon TL'ye mal olur ama biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Bartın'da yaşayıp belki 30-40 senedir bu ırmakta gezinti yapmayan insanlar vardır. Elimizde bir nimet var ve biz bunun değerini bilmiyoruz. Turizmdeki en büyük değerimiz bence Bartın Irmağıdır. Bana göre bu ırmağın ıslah edilmesi lazım, daha temiz olması lazım. Bugün Avrupa'daki nehirlere baktığımızda pırıl pırıl tertemiz. Üzerinde tekneler, sandallar dolaşıyor. İnşallah Bakan Yardımcımızda sözünü verdi bir an önce ırmağın tarak gemisiyle temizlenmesi ve ırmağın gerçek derinliğine ulaşması lazım. Irmak kıyılarındaki ağaçlarında temizlenmesi lazım. Tabi bu konuda çevreciler ne der bilmiyorum ama sel basan işyerlerine ve ev sahiplerinin düşünülmesi lazım. Selin girdiği yer kolay kolay iflah olmuyor.”

Bakmadan Geçme