Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen 'evet' diyor

Hedef 1 milyon 111 bin 111 üye

Haber Merkezi

Eğitim-Bir-Sen Bartın Şube Başkan Yardımcısı Ekrem Kayış, Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen'in 16 Nisan'da yapılacak anayasa değişikliği referandumuyla ilgili kararını açıkladı. Kayış, “1 milyon 111 bin 111 üye hedefiyle 81 ilde alanlara iniyor ve ‘evet' diyerek yeniden büyük Türkiye hedefi için sorumluluk alıyoruz” dedi.

Eğitim-Bir-Sen Bartın Şube Başkan Yardımcısı Ekrem Kayış, Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen'in 16 Nisan'da yapılacak anayasa değişikliği referandumuyla ilgili kararını açıkladı. “Memur-Sen'e Davet, Tercih Evet” sloganıyla 81 ilde 1 milyon 111 bin üye hedefi ve referandumda ‘evet' tercihiyle çalışmalar yürüteceklerini ifade eden Kayış, “Milletimiz ve ülkemiz açısından yenilenmeye ve birilerinin Türkiye'ye dayattığı teori ve pratikleri tasfiye etmeye katkı sağlayacak her işin, her duruşun, her oluşumun ya öncüsü ya paydaşı olduk. Memur-Sen'in ve 11 hizmet kolunun tamamında bağlı sendikalarının yetkili olmasını sağlayan bu vasıfları, hem anlatmaya hem de sendikal duruşumuzu kazanımlarımızla somutlaştırmaya devam ediyoruz, edeceğiz” dedi.

HEDEF 1 MİLYON 111 BİN 111 ÜYE

Kamu görevlilerinin sorunlarına çözüm üretmeye odaklanmış akademik hizmet sendikacılığı yapmaya kararlı olduklarını ifade eden Ekrem Kayış, yerli ve milli sivil toplum anlayışının gücünü sahaya, masaya, meydanlara, öznesi oldukları mecralara aktarmakta, yansıtmakta kararlı olduklarını söyledi. Yeni rekor eşiklerinin 1 milyon 111 bin 111 olacağını kaydeden Kayış, şunları söyledi:

“Evet, Mayıs ayında Memur-Sen'e üye kamu görevlisi sayısının en az 1 milyon 111 bin 111 olması için, illerimize ‘Memur-Sen'e Davet' ziyaretleri düzenleyeceğiz. Bu ziyaretler, teşkilatımızın illerdeki liderleri tarafından ilçelerde, köylerde, işyerlerinde devam ettirilecek. Bu yılın Mayıs ayı; konfederasyonumuz ve sendikalarımız açısından, 4. Dönem Toplu Sözleşme yapılacağından, Ağustos ayı, üyelerimiz başta olmak üzere, kamu görevlileri ve aileleri açısından; Anayasa değişikliği paketi oylanacağından, 16 Nisan ise tüm milletimiz açısından son derece önemlidir.”

“BÜTÜN KAMU GÖREVLİLERİNİ MEMUR-SEN'E DAVET EDİYORUZ”

“Toplu sözleşme masasını, emeğin hakkı verildiğinde uzlaşma, alın terine haksızlık edildiğinde restleşme zemini olarak kullanma becerisini ispatlamış bir örgüt olarak bütün kamu görevlilerini Memur-Sen'e davet ediyoruz. Ülkemizin kamu görevlileri sadece kendilerine yönelik kazanımların artmasıyla yetinecek kadar bencil değil, hiçbir zaman da olmadı. Kamu görevlilerimiz, milletine ve ülkesine kazandırmaya, milletin ve ülkenin yeni umutlara, yeni fırsat ve imkânlara sahip olması için de ter akıtır. Milletinin, ülkesinin, devletinin dara düşmesine, zora düşürülmesine, operasyon alanına dönüştürülmesine izin vermez. Ülkesini kaybetmektense hayatını kaybetmeyi, bağımsızlıktan olmaktansa ayağından, elinden, gözünden olmayı önemsemeyen bir millet ve onun kamu görevlilerinden bahsediyorum. Biz, böyle bir milletin egemen olduğu Türkiye'de sendikacılık yapmanın onurunu yaşıyor, sorumluluğunu taşıyoruz. Yıllarca, kendisiyle hesaplaşmaya, değerlerini aşağılamaya, inancını yok saymaya odaklanmış bir vesayet tezgâhının mağduru yapılan milletin yanında, milletle birlikte ortak akıl paydaşlığında olmaktan hiç vazgeçmedik. ”

“BİZ, MİLLETİN GÖRDÜĞÜNDEN BAŞKA BİR ŞEY GÖRMEYİZ”

Memur-Sen'in Türkiye'nin her kritik döneminde milletin beklentileriyle örtüşen tercihlerde bulunduğunu vurgulayan Ekrem Kayış “Bu ortaklığın, bu paydaşlığın, bu yol arkadaşlığının, karardaşlığın arkasında Memur-Sen'in milletle aynı pencereden bakması, milletle aynı yerden bakması ve aynı şeyi görmesi var. Biz, milletin gördüğünden başka bir şey görmeyiz, milletin görmediği, dikkate almadığı hiçbir şeyi de görmeyiz, dikkate almayız. Bütün bu söylediklerimiz, bugünkü tartışmalar için de geçerlidir” şeklinde konuştu.

EYLEM PLANINI VE ‘EVET' GEREKÇELERİNİ ANLATTI

Ekrem Kayış Memur-Sen'in anayasa değişikliği referandumuna ilişkin eylem planını ve ‘evet' gerekçelerini şu şekilde sıraladı:

“Biz, hem anayasa değişikliğine ilişkin gerçekleri hem de tercihimize ilişkin gerekçeleri, “Memur-Sen'e Davet, Tercih Evet” buluşmalarında her yönüyle ortaya koymak için bu hafta yollara düşüyoruz. Televizyon programlarında, gazetelerde, panel, seminer ve konferanslarda görüşlerimizi dile getireceğiz. Kendi yayın organlarımızda da bu konuyu işleyeceğiz. Anayasa değişikliği paketine bütün olarak bakıldığında, vesayetin feshine ilişkin hem yürütme hem de yargı erki odaklı değişiklikler var. Vesayetin feshine ‘evet' diyerek demokratik hukuk devletinin güçlendirmesine ‘evet' tercihinin neresi hatalı olabilir. Yargının tarafsızlığını anayasal zorunluluk ve sorumluluk haline getiren bir hükme ‘evet' demekten daha makul ne olabilir. Yüksek yargı organlarında askeri vesayet dönemlerinin eseri olan üniformalı hâkim üye fotoğrafına son verilmesine ‘evet' demek, geçmişin hatalarının tekrarına set çekmektir. Yargının demokratik denetimi kanallarının varlığına ‘evet' tercihi, ancak yargı sistemine güvenin artmasını istemek olabilir.

“GENÇLİĞİN MECLİS KÜRSÜSÜNDE OLMASINI İSTİYORUZ”

Suç işlemesi, sanık kürsüsünde olması, dağa kaçırılması, Gezi kalkışmasında rol alması, FETÖ tarafından mankurtlaştırılması noktasında ses çıkarmayanlar gençliğin Meclis kürsüsünde olmasını, yasama faaliyetinde olmasını istemiyorlar. Biz istiyoruz, bu yüzden de ‘evet' diyoruz. Yasama erkininin yasama faaliyetine yoğunlaşmasını, yasama organı üzerinde yürütme erkinin baskısının kalkmasını, yasamanın yürütmeden bağımsız olmasını makul, makbul ve doğru buluyor ve ‘evet' diyoruz. Bütün bu siyaset dışı yaklaşımları, milli iradeye aykırı bakışları ortadan kaldıran yürütme erkinin doğrudan sandıkta ve doğrudan millet tarafından belirlenmesi sistemine ‘evet' diyoruz. Cumhurbaşkanını seçemeyen, seçtirilmeyen Meclis… Her iki fotoğrafı da yaşadık. Bu fotoğrafların ürettiği çatışma ve kamplaşmaların bedelini de ödedik. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin de bu riski ve geçmişte yaşanmış tehlikeleri ihtimal olmaktan dahi çıkaracağına inanıyoruz. Bu yüzden ‘tercih evet' diyoruz.

“TEK ADAMLIK SÖYLEMLERİ MİLLETİN ÖZGÜRLÜK RUHUNU KAVRAMAMAKTIR”

İmzasının sorumluluğunu taşıyan ve gerektiğinde hesap verme durumunda bırakılan Cumhurbaşkanına ‘evet' demek, hem aklıselimle hem de geçmişe dair birikimle uyumludur. Bazı partiler ve kesimler, sendika ya da sivil toplum görünümlü örgütler, anayasa değişikliği paketinin herhangi bir hükmüne atıf yapmadan ‘tek adamlık' ya da ‘diktatörlük' kaygısı üretme stratejisiyle hareket ediyor. Tek adamlık söylemleri, 15 Temmuz destanını yazan milletin bağımsızlık, özgürlük ruhunu kavramamaktır. Milli Şef döneminin mimarı ve siyasi mihmandarı olan siyasi oluşumların, bugün millete ‘tek adamlık' ve ‘diktatörlük' serenatlarını ayrıca not etmek gerekir. Hızlı karar verme, demokratik denetim zeminlerini güçlendirme imkânları üreten hükümler barındıran anayasa değişikliği paketine dair ‘tercih evet' kararımızın, milletimizi ‘evet' tercihine davet etme çalışmalarımızın genel çerçevesi özetle bu şekildedir. Önümüzdeki günlerde daha ayrıntılı, madde madde, gelecek odaklı değerlendirmelerimizi, gerekçelerimizi paylaşmaya devam edeceğiz.

“KAMU GÖREVLİLERİNE YÖNELİK SİYASET YASAĞI KALDIRILMALI”

Kamu görevlilerine yönelik siyaset yasağının kaldırılmasına ve grev hakkının anayasal teminat altına alınmasına dair hükümlerin pakette olması gerekirdi. Bu eksiklikleri kesinlikle not ediyoruz. Memur-Sen olarak, Memur-Sen'e, bağlı sendikalarımıza üye olmayan, diğer sendikalara üye olan ya da hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerine yönelik negatif bir bakışımız yok. Fikirlerini yanlış, hatalı, eksik bulabiliriz fakat saygı gösteririz. Aynı durum, referandum sürecindeki tercihimiz ve kararımız ile farklı yönde karar ve tercihte bulunacak kesimler ve insanlar için de geçerlidir. Kararı ne olursa olsun, bu ülkenin her vatandaşı milli iradenin paydaşı, bu ülkenin eşit vatandaşı, Anadolu'nun kendine has söylemiyle birbirinin kardaşıdır.”

Bakmadan Geçme