Kadınlar, Azize için adliyedeydi

Eski sevgilisi tarafından geçen yıl öldürülen Azize Gülmez davasının ikinci duruşması öncesi Bartın Adliyesi önünde açıklama yapan CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, 'Son 20 yılda, kadınların hayatının bu kadar değersizleştirilmesinde kadını, erkeğin eşiti görmeyen İstanbul Sözleşmesi'nden tek bir kişinin kararıyla çıkan anlayışın payı büyüktür. Sadece Eylül ayında 19'u şüpheli olmak üzere, 45 kadın öldürüldü. Bu kadın cinayetlerinin, yüzde 69'u birlikte oldukları erkekler tarafından işlendi. Yüzde 50'sinde ateşli silahlar kullanıldı. Tüm bunlar olurken o ülkenin hükümeti kadın meselesi abartılıyor diyebiliyorsa, bu ülkede kadın cinayetleri politiktir' dedi.

PAYLAŞ
Bartın Hergün Gazetesi - Nurdan EROĞLU

9 Kasım 2021’de çalıştığı esnada eski erkek arkadaşı E.Ö’nün silahlı saldırısı sonucu 25 yaşında hayatını yitiren Azize Gülmez davasında ikinci duruşma Bartın Adliyesinde görüldü. CHP Bartın Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Av. Aysu Bankoğlu, Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, CHP Bartın İl Başkanı Selim Karakaş, Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri de Adliyeye gelerek Azize’nin ailesine destek verdi ve duruşmayı yakından takip etti.

Bankoğlu: Kadınlar, sadece yaşamak için bile mücadele ediyorlar”

Duruşma öncesi açıklama yapan CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, bir kez daha Azize’ye Allah’tan rahmet ailesine de bağ sağlığı dileyerek  kadın cinayetlerinin karşısında olduklarını belirtti ve şöyle konuştu:

 “Her şeyden önce, Azize’ye Allah’tan rahmet, ailesine ve sevdiklerine sabırlar diliyorum. Elbette hiçbir şey Azize’yi geri getirmeyecek. Ancak kadın cinayetlerinin normalleştiği bu dönemde, duruşmadan çıkacak her karar büyük önem taşıyor. Bizler; kadın cinayetlerine, bu cinayetlerin altında yatan toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ve bu eşitsizliğe siyasi çıkar uğruna can simidi gibi sarılanlara, geçit vermeyeceğimizi söylemek için buradayız. Kadın cinayetleri bu kadar artarken, hiçbir davaya tek başına bir kadının davası olarak bakamayız. Kadınlar, sadece yaşamak için bile mücadele etmek zorunda kalıyorlar. 

“Eylül ayında 45 kadın öldürüldü”

Bugün, hiçbir erkek giydiği kıyafetten, gittiği yerden, yaşadığı ilişkiden sorgulanmaz, yargılanmazken; kadınlar, giydiği kıyafetten gittiği yere, hatta yürüyüşlerinden gülüşlerine kadar her şeyden, şiddet görüyor, hatta çocuklarının gözü önünde katlediliyor. Bakın, sadece Eylül ayında 19’u şüpheli olmak üzere, 45 kadın öldürüldü. Bu kadın cinayetlerinin, yüzde 69’u birlikte oldukları erkekler tarafından işlendi. Yüzde 50’sinde ateşli silahlar kullanıldı. Bu verileri, hükümetin kapatmak istediği STK’lardan alıyoruz. Çünkü iktidar, kadın cinayetlerini açıkça tanımlamadığı gibi, doğru düzgün veri paylaşmaya da yanaşmıyor. Bir devlet, vatandaşlarının yaşam hakkını bile koruyamıyorsa burada bir sorun vardır. Kadınlar öldürülürken, yürüyüş yapmak isteyen kadınlara saldırılıyorsa, katillere hala haksız tahrik indirimi uygulanabiliyorsa, burada önemli bir sorun vardır.

“Kadın cinayetleri politiktir”

Bir ülkede, hâkimin takdiriyle katiller salınıyorsa, polisin inisiyatifiyle korunma talep eden kadınlar kocalarına teslim edilip ölüme yollanıyorsa, kadınlar güpegündüz sokakta katledilebiliyorsa, tüm bunlar olurken o ülkenin hükümeti kadın meselesi abartılıyor diyebiliyorsa, bu ülkede kadın cinayetleri politiktir. Son 20 yılda, Kadınların hayatının bu kadar değersizleştirilmesinde; kadını, erkeğin eşiti görmeyen; İstanbul Sözleşmesi’nden tek bir kişinin kararıyla çıkan anlayışın payı büyüktür. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkar çıkmaz gözünü 6284 sayılı kanuna diken bu anlayış; kadını sadece iyi anne, iyi eş olarak görüyor, bir birey olarak kabul etmiyor. Topluma da bunun mesajını veriyor. Adalete de güven kalmadığı için, burada yetkili kılınan mahkemenin kararı, emsal olarak çok önemlidir. Kadınlar için adaletin tesis edilmesi; katillerin ise, adaletten çekinmesi için önemlidir.

“Adalet istiyoruz”

Biz kadınlar, kadınların hayatının içeride yatılacak birkaç yıldan ibaret görüldüğü bu dönemde, mahkemelerden artık takdiri indirimler duymak istemiyoruz. Hukukun uygulanmasını, cezaların caydırıcı olmasını istiyoruz. Üzgün olduğumuz kadar öfkeliyiz de. Katillerin kıskandım, yan baktı, namusumu korudum savunmalarının indirim sebebi olmasını istemiyoruz. Adalet istiyoruz. Bizler artık, hayatımıza ilişkin kararları reislerden, eşlerden, sevgililerden duymak istemiyoruz. Bize/kadınlara sahip çıkılmasını değil, varlığımıza saygı duyulmasını istiyoruz. Bizler oy kaygısıyla kadının yaşam hakkının görmezden gelinmesini istemiyoruz/istemiyor. 

“Öldürülmek istemiyoruz” 

Her bir kadının yaşam güvencesi sağlanana kadar da mücadelemize devam edeceğiz. Bu mücadeledeki tüm kadın arkadaşlarımızı da yürekten selamlıyoruz.  Son olarak, bugünün dünya kız çocukları günü olması sebebiyle, erken yaşta evlilik söylemiyle, çocuk istismarına kılıf hazırlayanlara da asla izin vermeyeceğimizi de belirtiyor, hepinize iyi çalışmalar diliyorum.” Dedi. 

Süllü: “Azize için buradayız”

Azize Gülmez davasının ikinci duruşması için Bartın’a gelerek açıklamalarda bulunan, Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de; Bugün burada ardında gözü yaşlı bir anne, baba, aile bırakan Azize için buradayız. Şehirlerimizden geldik, kadınların öldürülmesine hayır demek için ve mücadelemizi kadınlar öldürülmeyinceye kadar onların yaşam güvencesini sağlayıncaya kadar devam edeceğiz.” dedi. 

Hancıoğlu:“Tüm kadınlar için buradayız”

Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu da; Bizler bugün Bartın’da gencecik hayatının baharında, bir cani tarafından katledilen Azize kardeşimiz için bulunmaktayız. Türkiye’nin dört bir köşesinde tıpkı Azize gibi öldürülen, katledilen, şiddete maruz kalan, istismar edilen tüm kadınlar için buradayız.” İfadesinde bulundu. 

Şevkin: “Cinayetlerin artık son bulmasını istiyoruz”

Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin konuşmasında şu ifadelere yer verdi; Kadın cinayetlerinin bir cins kırıma dönüştüğü ne yazık ki en yakınları tarafından öldürüldüğü kadın cinayetlerine tanıklık etmek istemiyoruz. Bu ülkede İstanbul Sözleşmesi kalsaydı ve hakkaniyetle uygulanmış olsaydı belki Azize kızımız da bugün hayatta olacaktı. Ne yazık ki tahrik indirimi, kravat taktığı için indirime uğrayan ve yeteri kadar ceza almayan bu cinayetlerin artık son bulmasını istiyoruz. Başka kadınların canı yanmasın, kadınların yaşam haklarının savunulması için buradayız. Hiçbir kadının yaşam hakkının gasp edilmediği, eşit birey olarak namusunu ve ahlakını kendisi için savunduğu bir ülkede yaşam sürdüğü süreci tamamlayıncaya kadar kadın Milletvekilleri olarak bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”    

Açıklama sonrası CHP’li kadın milletvekilleri duruşmaya katılarak davayı yakından takip etti. 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN