Gürcan: 'Bartın'da kişi başına düşen milli gelir 5 bin 937 dolar'

Bartın'daki iş insanlarıyla buluşan Hazine ve Maliye Bakanı Yardımcısı Mahmut Gürcan, Bartın'da kişi başına düşen milli gelirin 2004 yılından sonra artığını ifade ederek ' Kişi başına gelir 2004 yılına kıyasla yüzde 52 artmış. 2004 yılında 3 bin 908 dolarken bugün Bartın'ın kişi başına düşen milli geliri 5 bin 937 dolar' dedi.

PAYLAŞ
Bartın Hergün Gazetesi - Nurdan EROĞLU

 

Hazine ve Maliye Bakanı Yardımcısı Mahmut Gürcan, Valilik, Belediye, Defterdarlık - Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) gibi bir dizi temaslarda ve ziyaretlerde bulunmak amacıyla Bartın’a geldi. Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın, AK Parti İl Başkanı Turhan Kalaycı, İl Genel Meclisi Başkanı Kenan Dursun başta olmak üzere Valilikte karşılanan Bakan Yardımcısı Gürcan, Bartın’daki iş insanlarıyla da bir istişare toplantısı düzenledi. Toplantıda ülke ve Bartın ekonomisiyle ilgili güncel verileri de paylaşan Mahmut Gürcan şöyle konuştu:

“Rusya-Ukrayna savaşından sonra da enerji fiyatlarında çok büyük bir artış yaşandı. Geçtiğimiz şubat ayından itibaren doğalgaz fiyatları geçmiş dönemlerin çok çok üzerine çıktı. 1000 metreküp doğalgaz 117 dolarlardan 3 bin 500 dolarları gördü. Bu yüzden enerji açığımızın cari açığımız üzerindeki etkisi gerçekten büyük. 2019 yılında enerjiye harcadığımız rakam 20 milyar dolarken bugün gelinen noktada bu yaklaşık sene sonu itibariyle 100 milyar dolar seviyesine ulaşacak. Şuanda 95 milyar dolarlar seviyesinde.

“Gıda, tarım ürünleri fiyatları yatay seviyede seyrediyor”

Gıda, tarım ürünlerinde ciddi çıkışlar yaşandı. Geçtiğimiz yıl Avrupa’daki fiyatların yükselmiş olduğunu gördük. Sayın Cumhurbaşkanımızın gayretleriyle tahıl koridorunu açması neticesinde dünyada da tahıl fiyatlarında bir gevşeme yaşandı. Şuanda Türkiye’de de buğday, arpa, mısır fiyatlarımız daha yatay seviyede seyrediyor. Bununda en büyük sebeplerinden bir tanesi Toprak Mahsulleri Ofisinin bu yıl çok ciddi oranda mal tedarik etmesinden kaynaklı. Bu güçlü alımlar fiyatların regülasyonunu sağlamış durumda.

“Dünyadaki büyüme rakamları aşağı yönlü revize edildi”

Merkez Bankaları özellikle artan enflasyon rakamları neticesinde sıkı para politikalarını uygulamaya başladılar. FED özellikle agresif faiz artışlarıyla faizi 4.25, 4.50 seviyesine çıkardı. Bu da dünyadaki tüm küresel büyümeyi yavaşlatırken enflasyon rakamlarının artması neticesinde küresel büyümeler yavaşladı. Faizlerin artışıyla da küresel ekonomiye yönelik tahminler aşağı yönlü revize edildi. IMF’nin verilerine göre bu yıl küresel ekonomi 4.4 büyüme öngörülürken şuan itibariyle 3.2’ye revize edilmiş vaziyette. Gene aynı şekilde gelişmekte olan ülkelerde 4.8’den 3.2’ye revize edildi. Bu önümüzdeki yıl için bütün dünyadaki büyüme rakamları aşağı yönlü revize edildi. Yüksek faiz, yüksek enflasyon ülke büyümelerine aşağı yönlü getirdi.

“Pandemin arkasından hızlı bir şekilde toparlandık”

Türkiye ekonomisi son 9 çeyrekte büyümesini sürdürdü. Bu senede 3 çeyrekte büyümesini sürdürdü. Yaklaşık 6.2’lik bir büyüme gerçekleştirdik. Son 9 çeyrekteki büyüme oranımızda son 20 yılın ortalaması olan 5.5’in çok daha üzerinde gerçekleşti Bu bizim için çok pozitif bir şekilde ilerliyor. Sadece pandeminin ikinci çeyreğinde küçülmeyi yaşadık. O dönem iş yerlerinin kapandığı, kısa çalışma ödenekleriyle işverenlerin ayakta tutulmaya çalışıldığı bir dönemdi. Ama arkasından hızlı bir şekilde toparlandık. Ekonomimiz hiç aksaklık vermedi. Çarklarımız pandemi sürecinde dahi döndü. Çok şükür büyümemize devam ediyoruz.

“Hem iç hem dış piyasayı karşılamak zorundayız”

Türkiye G20 ülkeleri içinde en hızlı büyüyen ülkelerin başında geliyor. İlk 3 ülkeden birisi. Bunun neticesinde kapasite kullanım oranlarımız da ciddi bir şekilde yüksek. Şuanda 76’lar seviyesinde kapasite kullanım oranımız var. Ancak bunu da arttırmamız gerekiyor. Çünkü Türkiye’ye çok yoğun bir şekilde ticaretle ilgili baskı var. İhracatı arttırmamıza ve yeni ürünleri almamıza yönelik Türkiye şuanda almış olduğu konumu korumak zorunda. Üretim kapasitemizi arttırarak hem iç hem dış piyasayı karşılamak zorundayız. Bu yüzden biz yatırıma her şekilde desteğimizi sürdürüyoruz.

“Bu sene 126 bin 950 yeni iş yeri ve şirket kuruldu”

Muhalefet bizi eleştirirken hükümetimizin zenginden yana olduğunu ve bundan dolayı birçok iş yerinin kapandığını ifade ediyor. Ama baktığımızda 2021-2022 farkını aldığımızda yüzde 25.4 yeni açılan iş yerimiz var. Geçen sene 101 bin iş yeri açılırken bu sene 126 bin 950 yeni iş yeri ve şirket kurularak açılmış. Burada da yine çok güçlü bir büyüme var. Kapanan şirket sayısı her yıl olduğu gibi yine var. Ama orana baktığımızda bu oran hiçbir zaman yüzde 10’u aşmıyor. Yani yüzde 10’un altındaki rakamlarda seyrediyor. Bu sene de aynı şekilde kapanan iş yeri 10’sa açılan 100 olmuş. Bu yüzdende yeni şirketlerin ve iş yerlerinin açılması halen devam ediyor.

“KOBİ’lerimizde şuanda 11 milyon 500 bin çalışan var”

KOBİ’lerimiz de bu kapsamda çok ciddi destekler aldı ve onları da güçlendirdik. 2003 yılında 1.7 milyon KOBİ’miz varken bu yıl 3 milyon 600 bin KOBİ’miz var. Zaman zaman “Sadece patronları destekliyorsunuz” diye eleştiriyorlar ama 2002 sonrasında KOBİ sayısına baktığımızda çok ciddi bir artış yaptığını görüyoruz. Bu KOBİ’de çalışanların sayısında da çok ciddi bir artış var. 2002 yılında KOBİ’lerimizde sadece 5.2 milyon kişi istihdam edilirken bugün 11 milyon 500 bin çalışan sayısı var. Toplantılarımızda iş yeri sahiplerinin bize dile getirdiği en büyük sıkıntı çalışacak işçi bulamama oluyor. Bunları da not alıyoruz ama şuanda çok şükür istihdamımızı da arttırarak devam ediyoruz.

“KOBİ’lerimize yeni bir destek paketi açıklanacak”

KOBİ’lerin büyüme oranlarında kredi büyümesine göre yıllık yüzde 82.9’luk bir değişim var. KOBİ kredilerinin büyümesi uzun dönem ortalamasının yaklaşık 4 katı kadar fazla. İnşallah önümüzdeki günlerde de Sayın Bakanımız ve Sayın Cumhurbaşkanımız KOBİ’lerimize yeni bir destek paketini de açıklayacaklar. Bu yönde çalışmalarımız devam ediyor.

“İşsizlik sayımız her geçen gün azalıyor”

İşsizliğimiz geriliyor. Pandemi sürecinde 25 milyon 300 bine düşen çalışan sayımız çok hızlı bir şekle artış göstererek bugün 31 milyon 200 bin kişiye ulaştı. 5.9 milyon kişi yeniden istihdam edildi. İşsizlik oranımızda yüzde 14.2’den 10.2’ye düştü. Hedefimiz işsizliğimizi tekrar tek haneli rakamlara indirmek. Yeni açılan iş yerleri ve fabrikalarla beraber işsizlik sayımız her geçen gün azalıyor. Dünya ülkelerinde yeni işgücü artışına baktığımızda Türkiye 1. Sırada. Dünya ülkelerine göre yüzde 10.6’lık bir artış göstermiş.

“Türkiye son 12 ayda 253.5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi”

Türkiye ekonomisi yeni modelimiz yatırım, üretim ve istihdamı arttırmak. İhracatımız bu yılın her ayı geçmiş yıllara göre rekor kırmış. Her ayın açıklanan rakamı geçtiğimiz yılın çok daha üzerinde seyretmiş. Türkiye son 12 ayda 253.5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Yaklaşık 100 milyar dolarlık bir artış yaşanması bizim için çok olumlu. Bunları yaparken Türkiye tüm altyapısını da sağlamış vaziyette. Havaalanlarını, limanlarını, yollarını geliştirdi. Bütün bunların neticesinde Türkiye ihracat yapmaya hazır hale geldi. Ülkemizin dünya piyasasından almış olduğu payda yüzde 0.7’den yüzde 0.3’e kadar yükseldi. Bu rakamı çok daha çıkarmamız lazım. Dünyada yapılan ticaretin sadece yüzde 1’lik kısmına Türkiye hitap ediyor. Bu yüzden bizim daha çok çalışıp yeni fabrikalar kurarak yatırımlarımızı arttırmamız gerekiyor.

“2023’de turizm geliri hedefi 56 milyar dolar”

Turizm gelirlerimiz bu sene çok güçlü bir seyir yaptı. Dünyada aldığımız payı 1.3’ten 4.3’e kadar çıkardık. 2022’nin sonunda turizm gelirlerimizden beklentimiz 46 milyar dolar. Yaklaşık 51.5 milyon insanı da ülkemizde ağırlayacağız. 46 milyar dolarlık ciddi bir beklentimiz var. Önümüzdeki yıl da bu rakamı 56 milyar dolar olarak hedefledik. Enerjide açığımız yaklaşık 95 milyar dolar seviyesinde. Tabi bu bizim cari açığımıza da çok ciddi bir şekilde yansıyor. Bunu biz vatandaşımıza süspanse olarak vermeye devam ediyoruz. Özellikle konutta elektrik ve doğalgazda süspansiyonlu fiyatları uygulamaya devam ediyoruz.

“Bartın’ın kişi başına düşen milli geliri 5 bin 930 dolar”

Bartın’ın büyümesine baktığımızda Gayri Safi Yurt İçi Hasıla büyümesi Bartın’ın2010-2020 yılları arasında yıllık ortalama yüzde 5’lik bir büyüme gerçekleştirmiş. Türkiye ortalaması 5.9 ve Bartın bu orana çok yakın bir oranda büyümeyi gerçekleştirmiş. Biraz daha Bartın’ı bu konuda desteklememiz gerekiyor. Bartın ekonomisini daha da canlandırıp hayata geçirmemiz gerekiyor. Kişi başına gelir 2004 yılına kıyasla yüzde 52 artmış. 2004 yılında 3 bin 908 dolarken bugün Bartın’ın kişi başına düşen milli geliri 5 bin 937 dolar. Burada bir artış olmuş.”

 

 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN