Abdurrahman Uzun, Bartınlılarla buluştu

Gazeteci, Yazar ve Sunucu Abdurrahman Uzun, AK Parti İl Başkanlığının etkinliğinde Bartınlılarla bir araya geldi. Uzun, konferansında dava adamı olmanın önemine ve insanın kendi özüne dönüşüne dikkat çekti.

PAYLAŞ
Bartın Hergün Gazetesi - Nurdan EROĞLU

Gazeteci, Yazar ve Sunucu Abdurrahman Uzun, AK Parti İl Başkanlığının etkinliğinde Bartınlılarla bir araya geldi. Kültür Merkezinde gerçekleşen programa AK Parti İl Başkanı Turhan Kalaycı, İl Genel Meclis Başkanı Kenan Dursun, ilçe ve belde belediye başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Uzun ‘Öze dönüş’ konulu söyleşinde yaptığı konuşmada, Bartın’da olmaktan büyük gurur duyduğunu belirterek, “Ramazanın başında İstanbul'dan yola çıktı. Bursa üzerinden oradan işte Aydın, Aydın'dan işte Muğla'ya, Denizli'ye, oradan Antalya'ya, ardından işte Adana, Maraş, Urfa, Mardin, Van oralardan döndüm işte Sivas, Ankara buraya geldik. Bu akşam gece arkadaşlar da söylüyor, balkabağına dönmemek için on iki değinmem lazım. Çünkü sabah yedi uçağıyla Fransa'ya gideceğiz. Dönüşünde Kastamonu'dan Ramazan programlarımıza devam edeceğiz. Her gün gençlerle beraber bir Ramazan karavanın önünde bir ramazan sofrası kuruyoruz. Ve orada gençlerle beraber iftar yapıyoruz. Her ilinde o bereketini, rahmetini o ilde yaşamaya gayret ediyoruz. Bugün de nasipte Bartın’da olmak vardı. Biz de geldik inşallah nasibimizi değerlendireceğiz.” dedi.

“Öze dönüşü gerçekleştirmek zorundayız”

Dava adamı olmanın önemine dikkat çeken Uzun, “Şimdi dava adamı Anadolu işte herkes sorsan dava adamı değil mi? Hepimizde o var. Ağırlıklı olarak da bizim burada teşkilattan arkadaşlarımız var. Ben bugün size bir öze dönüş anlatacağım. Hani biz özet dönmezsek o öze dönüşü gerçekleştiremezsek, yapmış olduğumuz bütün hamleler, bütün mücadeleler hepsi havanda su dövmeye benzer. Biz onun için öze dönüşü gerçekleştirmek zorundayız. Öze dönüş demek geriye dönüş demek değildir. Öze dönüş demek bir sonraki adımı daha sağlıklı atabilmek için, merkezi güzel belirlemektir. Onun için Mevlana diyor ki Pergelin ayağını İslam dairesinin içerisinde tutacaksın. O pergelin sağlam ayağı var ya. Onu eğer sen İslam dairesinde tutabilirsen İstersen küçük bir tane daire çiz, daire düzgün çıkar. İstersem kocaman bir daire çiz. O dairede düzgün çıkar. Ama eğer o perdenin sabit ayağı oynamaya başlarsa o daire bir türlü düzgün çıkmaz. İşte o dairenin olduğu yerin adı öze dönüştür. Bunun için ilk önce bir kendimizin farkına varacağız. Bizim en büyük problemimiz bu coğrafyada bizim özgüven problemimiz var. Biz bir türlü kendimize inanmıyoruz. Kendimize güvenmiyoruz. Ve kendimizi beğenmiyoruz. En büyük problem bu” şeklinde konuştu.

“Bedel ödememiz gerekiyor”

Uzun şöyle devam etti:

 “Özellikle bizim gençlerde sosyal medyayla beraber kendini bir başkasına beğendirme hastalığı olmuştu. Yani kıyafet alıyorsun, acaba bunu beğenirler mi? Bana ne? Ben yiyeceğim onu. Bir başkasının ölçeğiyle ben adım atamam. Ben dava adamıyım. Dava ne? Dava memleket davası. Dava bayrak davası, ezan davası. Bir ümmet davası. Ben kendimden dava adamıyım. Nasıl olacağız dava adamı? Bartın’da hava da güzel, yaz ayı da geldi. Otur aşağı. ben dava adamıyım. Yok öyle bir dava adamıyım. Senin bu davadan bu bizim hac meselesine dönüyor. Riskleri vardı ama onu da anlatayım da arada çıksın. Osman'ın bir tanesi hacca gitmiş. Genelde de biz de hacca giderken böyle hacca. Yetmişli yaşlarda olur hacı. Yani hani maç bitmiş. Uzatmalar oynanıyor. Hani gideyim de haftada bir gol atayım da maçı alayım. Evet. Bu var önümüzde. Çıkmış taşa okeye dönüyor amcam. Seksen yaşında gitmiş oraya iki kişi kolundan tutuyor. Hac meşakkatli iş. Orada vazife var. Ya fırsatı yakaladın mı zıpla git oraya. Yok niye? En son hani uzatmayın. Oflu'da tam böyle uzatmalarda gitmiş hacca. Bir gün, iki gün ziyaret, tavaf, şuur falan akşam otele gelmiş. Kafile başkanına demiş ki, hocam yarın ne diye gidiyoruz? Başkan demiş ki amca yarın Arafat'a çıkacağız. Ben demiş Arafat'a marafa çıkmam. Dizlerim o biçim ağrıyor. Acayip de yoruldum. Gidin Arafat'a mı çıkıyorsunuz, nereye çıkarsanız çıkın gelin beni ertesi gün otellere alın. Kafile başkanı dedi olmaz amca. Arafat'taki farzı, eğer Arafat'a çıkmazsan hacı olamazsın. Oflu da demiş, Türkiye'ye dönünce sana da hacı diyecekler bana da. Şimdi dava adamına döndük onu diyor. Gece gündüz bu memleket için bu dava için koşturan adam da dava adamı gelip efendime söyleyeyim iki programdan Instagram'a toz atan da dava adamı. İşte olmuyor. Dava adamı olmak için biraz bedel ödeyeceksin. Memleket için. Ama dava adamı oldun, öze dönüşü gerçekleştiremedin problem var.”

“Dava adamı dostlarımızla 2023’e kadar koşacağız”

konferansta daha sonra, tarihi ve güncel konulara ilişkin bilgileri dinleyicilerle paylaşan Uzun, anlattığı güncel konular ve özellikle 15 Temmuz şehidi Halil Kantarcı’nın hayatıyla duygusal anlar yaşattı. Uzun konferansın sonunda “Bu teşkilatların tek rakibi yine kendisidir. O yüzden davaya odaklanacağız. Kişisel hırslara değil, ülkemizin hedeflerine odaklanacağız. Çünkü önümüzdeki sorun ülke sorunu. Bu yüzden dava adamı dostlarımızla 2023’e kadar koşacağız. Birlik içinde, kol kola, dava damını arkadaşını savunma vaktidir. Biz birlikte olduğumuz sürece istedikleri ittifakları kursunlar. Biz birlikte olduğumuz sürece Allah var gam yok” şeklinde konuştu. Gece gündüz demeden çalışacağız AK Parti İl Başkanı Turhan Kalaycı da yaptığı konuşmada, “Bizleri kırmayarak kentimize gelen Abdurrahman Uzun’a çok çok teşekkür ediyorum. Geçmişte çok zulm yaşadık. Pasaport alacaktık, yok boynun gözükmüyor, saçın gözükmüyor diye pasaportta zorluk çıkarttılar. 28 Şubat’ta diplomalarımızı iptal ettiler. Bu zulme Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan son verdi. Tabi 2023 çok önemli. Bütün teşkilatlar olarak gece gündüz demeden çalışıp sayı Cumhurbaşkanımızı o koltuğa tekrar oturtmamız gerekiyor. Allah Abdullah hocam gibilerin sayısını artırsın. Gerçekten bizi özümüze döndürmüştür. Bizde korku yok. Onlar bizden çekinsin. Biz gece gündüz çalışacağız” ifadelerinde bulundu.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN