Türk Eğitim-Sen'den eğitim çalışanlarına destek: 'Hakkınızı arayın, sessiz kalmayın'

Ağrı'nın Hamur ilçesinde yaşanan olayın ardından Türk Eğitim-Sen Bartın Şubesi, eğitim çalışanlarının haklarının korunması ve mobbing gibi uygulamalara karşı sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayan bir açıklama yayımladı.

Ağrı Hamur ilçesinde hayatını kaybeden öğretmen Irmak Ayşe Koparan olayı sonrası, Türk Eğitim-Sen Bartın Şube Başkanı Mehmet Bekçi, eğitim çalışanlarının haklarını savunma çağrısı yaptı. Sendika, mesleğe yeni başlayan ya da sözleşmeli çalışan herkesin haksızlık karşısında sessiz kalmak zorunda olmadığını ifade etti.

Türk Eğitim-Sen Şube Bartın Başkanı ve Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Mehmet Bekçi tarafından yapılan açıklamada, “Bir günlük eğitim çalışanı da olsanız, kırk yıllık eğitim neferi de olsanız, hakkınızı aramak en doğal hakkınızdır” denildi. Açıklamada, mobbing uygulayanlar ve tehdit dili kullanan yöneticilere karşı eğitim çalışanlarının sahipsiz olmadığı vurgulandı.

Türk Eğitim- Sen Bartın Şubesi açıklaması:

“Mesleğe yeni başlamış olmak, sözleşmeli çalışmak ya da kadro bekliyor olmak; hiç kimseyi haksızlık karşısında sessiz kalmaya mecbur bırakmaz! Bir günlük eğitim çalışanı da olsanız, kırk yıllık eğitim neferi de olsanız; hakkınızı aramak en doğal hakkınızdır. Çünkü bugün bir meslektaşımızın yaşadığı mağduriyet, yarın başka bir eğitim çalışanının da karşısına çıkabilir. Bu nedenle susmayın! Korkmayın! Boyun eğmeyin ! Hiç kimse bulunduğu makamı, unvanı ya da idari gücü eğitim çalışanları üzerinde baskı kurmanın aracı olarak kullanamaz! Mobbing uygulayanlar, tehdit dili kullananlar, çalışanları susturmaya çalışanlar şunu iyi bilmelidir ki; eğitim çalışanları sahipsiz değildir! Türk Eğitim-Sen olarak hiçbir zaman haksızlığın karşısında susanlardan olmadık. Güçlünün yanında değil, haklının yanında durduk. Bedeli ne olursa olsun eğitim çalışanlarının hukukunu savunmaktan geri adım atmadık, bundan sonra da atmayacağız. Bazıları koltuklarını korumanın, bazıları makamlarını sağlamlaştırmanın, bazıları ise çalışanlar üzerinde korku iklimi oluşturmanın peşinde olabilir. Biz ise yalnızca eğitim çalışanlarının hakkını, emeğini ve onurunu korumanın mücadelesini veriyoruz. Şunu özellikle bilmenizi isteriz: Türk Eğitim-Sen'in kapısı da, yöneticilerinin özel telefonları da sizlere 24 saat açıktır. Haksızlığa uğradığınızda, baskı gördüğünüzde, mobbinge maruz kaldığınızda ya da tehdit edildiğinizde çekinmeden arayın. Günün hangi saati olursa olsun ulaşın. Çünkü biz bu görevlerde makam sahibi olmak için değil, gerektiğinde eğitim çalışanlarının yanında saf tutmak için bulunuyoruz. Bir eğitim çalışanının onuruna uzanan el, hepimize uzanmış sayılır. Bir eğitim çalışanına yapılan haksızlık, hepimize yapılmış bir haksızlıktır. Kimse kendini yalnız, çaresiz ve sahipsiz sanmasın. Bu memlekette eğitim çalışanlarını yalnız bırakacak kadar korkak, haksızlık karşısında susacak kadar da küçük değiliz. Dün olduğu gibi bugün de, yarın da; baskının karşısında, adaletin yanında; korkunun karşısında, cesaretin yanında; haksızlığın karşısında, eğitim çalışanlarının yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü Türk Eğitim-Sen yalnızca bir sendika değildir. Türk Eğitim-Sen; hakkın sesi, emeğin güvencesi ve mücadeleden asla vazgeçmeyenlerin adresidir.”

HABER: Eda Koç