Ömer Keleş: 'Bartınımızın en büyük kanayan yarası, gelir dağılımındaki uçurumdur'

Saadet Partisi Bartın İl Başkan Vekili Ömer Keleş, Genel Merkez tarafından hazırlanan 'Türkiye'de Gelir Dağılımı Eşitsizliği ve Yoksulluk' raporunu değerlendirerek, ekonomik krizin yükünün dar gelirli vatandaşların omuzlarına yüklendiğini söyledi.

Saadet Partisi Bartın İl Başkan Vekili Ömer Keleş, partisinin Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan "Türkiye'de Gelir Dağılımı Eşitsizliği ve Yoksulluk" başlıklı Sosyal Gündem Analiz Raporu'na ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye'de derinleşen gelir adaletsizliği ve yoksulluğa dikkat çeken Keleş, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine yansımadığını savunarak, dar gelirli vatandaşların her geçen gün daha fazla geçim sıkıntısı yaşadığını ifade etti.

 “Gerçek kalkınma dar gelirlinin refahıyla ölçülür”

​Bartın'da da vatandaşın en büyük sorununun geçim sıkıntısı olduğunu belirten Ömer Keleş, "Üretilen zenginlik adil paylaşılmıyor, emeğin karşılığı verilmiyor. Milyonlarca insanımızın açlık sınırında, geçim mücadelesi verdiği bir düzende hiçbir iktidar gerçek bir kalkınmadan söz edemez. Bugün ülkemizin ve Bartın'ımızın en büyük kanayan yarası, gelir dağılımındaki uçurumdur. Yüksek enflasyon, bitmek bilmeyen zamlar ve hayat pahalılığı karşısında ezilen hep dar ve sabit gelirli vatandaşlarımız, emeklilerimiz ve esnafımız olmaktadır" ifadelerini kullandı.

Bartın'da da vatandaşın en büyük sorununun geçim sıkıntısı olduğunu belirten Ömer Keleş, "Üretilen zenginlik adil paylaşılmıyor, emeğin karşılığı verilmiyor. Milyonlarca insanımızın açlık sınırında, geçim mücadelesi verdiği bir düzende hiçbir iktidar gerçek bir kalkınmadan söz edemez. Bugün ülkemizin ve Bartın'ımızın en büyük kanayan yarası, gelir dağılımındaki uçurumdur. Yüksek enflasyon, bitmek bilmeyen zamlar ve hayat pahalılığı karşısında ezilen hep dar ve sabit gelirli vatandaşlarımız, emeklilerimiz ve esnafımız olmaktadır" ifadelerini kullandı.

Keleş, raporda öne çıkan kritik başlıkları Bartın kamuoyu ile paylaşarak şu tespitlerde bulundu:

​"Finans, büyük ticaret ve yüksek rant üreten kesimlerin gelirleri katlanarak artarken; ücretli çalışanların, emeklilerin ve küçük esnafın gelirleri enflasyonun gerisinde kalmıştır. Faiz, kira ve sermaye sahipleri hızla zenginleşirken, alın teri dökenlerin payı her geçen gün küçülmektedir. Ekonomik büyüme denilen şey, yalnızca belirli bir azınlığın cebini doldurmaktadır. Yatırımların, sanayinin ve nitelikli istihdamın sadece batı ve metropol bölgelerinde yoğunlaşması, bölgeler arası gelir adaletsizliğini uçuruma dönüştürmüştür. Bartın gibi gelişmekte olan illerimiz bu yatırımlardan hak ettiği payı alamamakta, genç nüfusumuz işsizlik yüzünden göç etmek zorunda kalmaktadır. Coğrafya bir kader olmaktan çıkarılmalı, adil bir yatırım dağılımı sağlanmalıdır. Vatandaşın alım gücü o kadar geriledi ki, artık haneler en temel günlük ihtiyaçlarını bile nakit parayla değil, kredi kartlarıyla veya tüketici kredileriyle karşılamak zorunda kalıyor. Halk borç batağına sürüklenmektedir. Daha da acısı, çocuk yoksulluğunun artması eğitimde fırsat eşitliğini yok etmekte ve geleceğimizi tehdit etmektedir. Türkiye'nin ve Bartın'ın kurtuluşu; faiz, rant ve spekülasyon ekonomisinden vazgeçilmesindedir. İstihdamı güçlendiren, üretimi artıran, vergide adaleti tesis eden ve sosyal devleti yeniden canlandıran politikalara ihtiyacımız var. Yatırımın, sanayinin, tarımın ve emeğin desteklendiği yeni bir ekonomik modeli hayata geçirmek zorundayız. Saadet Partisi olarak bizler, 'Adil Düzen' vizyonumuzla üreten, paylaşan ve adaleti esas alan bir Türkiye'yi inşa etmeye hazırız. Türkiye'nin ve Bartın'ın kurtuluşu; faiz, rant ve spekülasyon ekonomisinden vazgeçilmesindedir. İstihdamı güçlendiren, üretimi artıran, vergide adaleti tesis eden ve sosyal devleti yeniden canlandıran politikalara ihtiyacımız var. Yatırımın, sanayinin, tarımın ve emeğin desteklendiği yeni bir ekonomik modeli hayata geçirmek zorundayız. Saadet Partisi olarak bizler, 'Adil Düzen' vizyonumuzla üreten, paylaşan ve adaleti esas alan bir Türkiye'yi inşa etmeye hazırız."

HABER: Erkan Hızoğlu