Milletvekili Bankoğlu'ndan Abdipaşa OSB Projesine tepki:
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Abdipaşa beldesine kurulması planlanan 'Uluslararası Temizlik, Hijyen ve Kozmetik Sanayicileri İhtisas OSB' projesinin Bartın'ın doğasına ve halk sağlığına ciddi zararlar verebileceğini belirtti.
Bartın Vekili Bankoğlu, hazırlanan ÇED raporundaki verileri kamuoyuyla paylaşarak, projenin basit bir sanayi yatırımı olmadığını vurguladı. Açıklamasında, “Biz yatırıma değil; doğayı ve halk sağlığını öncelemeyen anlayışa karşıyız” ifadelerine yer verdi.
Abdipaşa Uluslararası Temizlik, Hijyen ve Kozmetik Sanayicileri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) projesine karşı sert eleştirilerde bulunan Milletvekili Aysu Bankoğlu, “Biz yatırıma değil; doğayı ve halk salığını öncelemeyen anlayışa karşıyız” dedi.
“İstihdama değil doğayı zehirleyen anlayışın karşısındayız”
Bankoğlu açıklamasında şunları söyledi:
Abdipaşa Beldesi’nde kurulması planlanan Organize Sanayi Bölgesi projesi, sadece bir sanayi yatırımı değil; Bartın’ın havasını, suyunu, toprağını hedef alan bir girişimdir. Bizler yatırıma, üretime ve istihdama asla karşı değiliz. Ancak halkın sağlığını hiçe sayan, doğayı zehirleyen bu anlayışın sonuna kadar karşısındayız. Hazırlanan ÇED raporu, kapalı kapılar ardında nasıl bir felakete imza atıldığını itiraf etmektedir. Kurulması planlanan bu İhtisas OSB; çamaşır suyu, deterjan, dezenfektan ve kozmetik gibi ağır kimyasal süreçler içeren bir üretim üssü olacaktır. Rapora göre, bu tesislerde her yıl binlerce ton izopropil alkol, etil alkol, sodyum hidroksit ve klor gazı gibi tehlikeli maddeler kullanılacaktır. Yıllık 500 bin ton üretim kapasitesi hedeflenen bu bölgede, her yıl onlarca ton kadar tehlikeli atık oluşacağı bizzat itiraf edilmiştir. Bu atıkların nereyegideceği, Bartın’ın toprağına nasıl sızacağı belirsizdir.
“Bu proje yeniden gözden geçirilmeli”
“Bu OSB’nin yer seçimi tam bir akıl tutulmasıdır. Tesisler, bölgenin en önemli kaynaklarından olan Ova Çayı’nın hemen sahilinde planlanmıştır. Devlet Su İşleri (DSİ), bu alanın taşkın riski taşıdığını ve dere yataklarına hafriyat atılmaması gerektiğini açıkça belirtmiştir. Daha vahimi, sanayi parselleri ile vatandaşlarımızın evleri arasındaki mesafe bazı yerlerde sadece 70 metreye kadar düşmektedir. İnsanlarımıza iş vereceğiz diyerek, onları kimyasal kokuların, gürültü kirliliğinin ve zehirli atıkların ortasında yaşamaya mahkum etmek hangi vicdana sığar? Biz bu zihniyeti iyi tanıyoruz. Bartın Irmağı ıslah çalışmalarında ırmağımızı beton kanallara hapseden, Amasra’da HEMA vasıtasıyla güzelim sahillere göz diken, doğa hassasiyetini sadece kürsülerde bırakan AKP yönetimi; şimdi de Abdipaşa’yı bir kimya vadisine dönüştürmek istemektedir. AFAD’ın raporunda, planlanan bazı parsellerin afete maruz bölge sınırları içerisinde kaldığı ve yüksek heyelan riski taşıdığı belirtilmesine rağmen bu projede ısrar edilmesi, halkın can güvenliğinin bile umursanmadığının kanıtıdır. Kocaeli Dilovası’nda kontrolsüz sanayileşmenin bedelini insanlarımız kanser vakalarıyla, sakat doğumlarla ödedi. Ergene Nehri, tekstil ve kimya atıkları yüzünden bugün içinde canlı yaşamayan bir zehir kanalı haline geldi. Şimdi, Abdipaşa da bu karanlık örneklerin bir parçası haline gelebilir. Bartın’ın doğasını, tarım arazilerini, meralarını ve ormanlarını bilimsel çalışmalar ve hazırlıklar yapmadan işletmek oldukça tehlikelidir. Biz, çevre dostu, sürdürülebilir ve halkla barışık bir sanayiden yanayız. Doğayı talan ederek, suyu zehirleyerek, halkı 100 metre ötedeki kimyasal tanklara komşu yaparak sanayicilik oynanmaz. Bu proje yeniden gözden geçirilmeli, yer seçimi bilimin ve halkın önceliklerine göre yeniden değerlendirilmelidir. Bartın halkı sahipsiz değildir!”
HABER: Eda Koç