Madenin başkenti Zonguldak'ta 1 Mayıs kutlaması
Zonguldak'ta binlerce işçi ve emekçi, kuvvetli sağanak yağışa aldırış etmeden 1 Mayıs'ı kutlamak için meydanlara indi. Madenci Anıtı'nda gerçekleştirilen mitinginde 'Geliyor geliyor madenci geliyor' sloganları yükseldi.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, madenciler şehri Zonguldak’ta yağmur altında coşkuyla kutlandı. Zonguldak Demokrasi Platformu ve Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) öncülüğünde düzenlenen yürüyüş ve mitinge; siyasetçiler, sendika temsilcileri, madenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. İstasyon Caddesi’nde toplanan katılımcılar, sağanak yağış altında Madenci Anıtı’na doğru yürüyüşe geçti. GMİS’e bağlı Karadon, Kozlu, Üzülmez, Armutçuk, MTA-İş ve Merkez Servisleri şubelerinden gelen maden işçileri, “Maden işçisi demokrasi bekçisi” ve “Geliyor geliyor madenciler geliyor” sloganlarıyla adeta kenti inletti.
"Zonguldak’a ve Türkiye’ye sahip çıkıyoruz"
Mitingde konuşan GMİS Genel Sekreteri Yener Arslanbuğa, işçilerin enflasyon altında ezilmesine ve ekonomik şartların ağırlığına dikkat çekti. Arslanbuğa, konuşmasında şu kritik vurguları yaptı:
“Sevgili emekçi arkadaşlarım, değerli emek dostları, yerin yüzlerce metre altında alınterini kömür karasına akıtarak evlerini geçindiren elleri nasırlı, yüzleri kömür karası, yürekleri tertemiz madenci kardeşlerim, değerli Zonguldaklılar ve basınımızın değerli temsilcileri; hepinizi Genel Maden İşçileri Sendikası adına selamlıyor, sevgi ve saygılarımızı sunuyorum, hoş geldiniz. TÜRK-İŞ’in Edirne’de düzenlediği 1 Mayıs kutlamalarına katılan Genel Başkanımız Hakan Yeşil, yöneticilerimiz ve maden işçilerimizin sizlere sevgi ve saygılarını iletiyorum. Ülkemiz işçi ve emekçilerinin, tüm dünya işçilerinin ve emekçilerinin Birlik, Dayanışma ve Mücadele günü olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun. Madencilik kültürüyle var olmuş emeğin başkentinden; Edirne’de ve ülkemizin dört bir yanında meydanlara toplanarak taleplerini haykıran tüm emekçilerimize ve emek dostlarına selam olsun. Büyük özverilerle ve canları pahasına vatanına ve milletine hizmet eden, ailelerinin geçimi, çocuklarının rızkı için haklı taleplerini haykıran ve Ankara’da 17 gün boyunca verdikleri onurlu mücadeleleriyle haklarının teslim edilmesini sağlayan Doruk Maden işçilerini emeğin başkentinden selamlıyoruz.”
“Bugün burada meydanlardayız”
“Cumhuriyetimizin ve ulusal egemenliğimizin tartışılır hale getirilmek istendiği, emeğin değersizleştirildiği, geçim şartlarının ağırlaştığı, demokrasi ve bölgesel güvenlik hikâyeleriyle enerji savaşlarının çevremizi ateş çemberine dönüştürdüğü; emekçilerimiz, memurlarımız, emeklilerimiz, asgari ücretlimiz, esnafımız, öğrencilerimiz ile birlikte halkımızın çok büyük bir kesiminin enflasyonun altında ezildiği, yoksullukla ve açlıkla sınanır hale getirildiği bir dönemde, Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi bugün burada meydanlardayız. Dünya işçileri ve emekçileri olarak dünyanın dört bir yanındayız; işgallere, savaşa, sömürüye, zulme, yoksulluğa ve şiddete karşı; barış, demokrasi, insan hakları, kardeşlik, refah ve dayanışma için alanlardayız. Biz, verdiğimiz mücadelenin ülkemizin ve halkımızın geleceği ile ilgili olduğunu, özkaynaklarımızı üreten ve bu kaynaklarla hizmet veren kurumlarımıza sahip çıkarken Türkiye’ye sahip çıktığımızı anlattık. Türkiye Taşkömürü Kurumu’na, Maden Tetkik Arama Kurumu’na, Türkiye Kömür İşletmelerine, ülkemizin stratejik tüm kamu kuruluşlarına ve madencilik sektörümüze her şart altında hep birlikte sahip çıktık. Bugün sesimiz daha güçlü çıkıyor çünkü zaman bizim haklı olduğumuzu her defasında gösterdi; biz o politikalarla kurumlarımızın, ülkemizin, çocuklarımızın ve halkımızın geleceği için yanlış yapılmasına asla izin vermeyeceğiz. Biz yine, Zonguldak’a ve Türkiye’ye sahip çıktığımızı ve her şart altında sahip çıkmaya devam edeceğimizi haykırıyoruz. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi kömür bütün Türkiye’yi ihya edecek bir servettir. Biz bu bilinçle ülkemizin ve bölgemizin gözbebeği, ülkemizin sanayileşmesine ve ekonomik büyümesine büyük katkılar vermiş olan Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun bugün de daha fazla katkıda bulunabilmesi için atılması gereken adımları anlatıyor, ülkemizin başta demir çelik sektörü olmak üzere sanayinin ana hammaddesi olan taşkömürü üretiminin mutlaka artırılması gerektiğini ortaya koyuyoruz. Yerli kaynaklarımız, demir-çelik sektörümüzün yüksek fırınlarını ısıtmalı, enerji santrallerimizin türbinlerini çevirmelidir. Biz madenciler, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin eksiksiz sağlandığı şartlarda üretecek, ülkemize ve milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz.”
“Madencilik sektörümüze sahip çıkılmasını istiyoruz”
Genel Maden İşçileri Sendikası olarak, taşkömürü üretiminden linyit üretimine, bentonit madenciliğinden altın madenciliğine kadar tüm yerli ve milli madencilik sektörümüze sahip çıkılmasını istiyoruz. Dün küreselleşme politikaları adı altında dayatılan politikaların bayrağını taşıyanlar yüzünden Türkiye ekonomik krizlere sürükleniyor; bedelini ise tüm halkımız ödüyor. Her ekonomik krizde işçimizden, memurumuzdan, emeklilerimizden, işsizlerimizden, esnafımızdan ve yoksullarımızdan fedakarlık isteyenlere karşı "Krizlerin sorumlusu biz değiliz, bedelini de biz ödemeyeceğiz" demek için meydanlardayız. Ülkemizi yönetenler halkımızın sesine kulak vermeli; emekçinin, asgari ücretlinin, emeklinin, öğrencinin ve esnafın insana yakışır refah düzeyinde yaşaması için halka dönük ekonomik politikalar bir an önce hayata geçirilmelidir. Vergi ve gelir adaletsizliğine, hayat pahalılığına, yoksulluğa, işsizliğe, taşeron çalıştırmaya, çocuk işçiliğine, kadına yönelik şiddete ve ayrımcılığa hayır diyoruz. Biz, Anayasayla güvence altına alınan örgütlenme hakkının, güvenceli çalışmanın, emekli ve emekçinin insan onuruna yakışır yaşadığı, refah düzeyinin arttığı barış ve huzur içinde bir dünyada yaşamak istediğimizi hep birlikte haykırıyoruz. Bu duygularla, 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Gününüzü kutluyor, hepinize sevgi ve saygılarımızı sunuyorum; yaşasın birlik, mücadele ve dayanışma günümüz, yaşasın 1 Mayıs”
Haber Merkezi