İpci: 'Eğitim üretim içinde olmalıdır'
Eğitim-Sen Bartın Şube Başkanı İsmet İpci, Köy Enstitüleri'nin kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun ardından 86 yıl geride kaldı. Eğitim-Sen Bartın Şube Başkanı İsmet İpci, bu önemli günü kutlayan bir mesaj yayımladı. İpci mesajında, eğitimin de üretim içinde olması gerektiğini vurguladı.
İsmet İpci’nin mesajı
“Türkiye’nin ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişiminde belirleyici bir rol oynayan, 17 Nisan 1940’ta Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç önderliğinde kurulan Köy Enstitüleri’nin 86. yılını kutluyoruz. Kuruluş dönemindeki tüm imkânsızlıklara rağmen bir aydınlanma ışığı olmayı başaran bu zengin pratik, bugün eğitim sisteminde yaratılmaya çalışılan karanlığa ve şiddet ortamına karşı hâlâ en güçlü toplumsal mücadele deneyimlerinden biridir. Köy Enstitüleri, 1940’lı yıllarda nüfusun büyük kısmının okuma yazma bilmediği bir ülkede, halkın yaşamına doğrudan dokunan bir eğitim modeli olarak inşa edilmiştir. ‘Eğitim üretim içinde olmalıdır’ şiarıyla hem üretime hem de özgür düşünceye dayanan bir öğretmen yetiştirme sistemini yaşama geçirmiştir. Bu sistemin temelinde laiklik, bilimsellik ve toplumsal fayda ilkeleri yer alırken, bugün iktidarın siyasal ideolojik kuşatması altında eğitim sisteminin dayanması gereken bu temel ilkeler geri plana itilmeye, hatta yok sayılmaya çalışılmaktadır. Bugün geldiğimiz noktada, eğitim sistemi sadece nitelik kaybıyla değil, aynı zamanda okullarda tırmanan şiddet ve saldırılarla can yakıcı bir boyuta ulaşmıştır.”
“Köy Enstitüleri’nin ilerici ve demokratik mirasına sahip çıkıyoruz”
‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ dayatması ile bilimsel ve eleştirel düşünce yerine ikame edilen dogmatik yaklaşımlar, sorun çözme becerisi gelişmemiş, şiddete meyilli bir okul iklimi ve öğrenci profilinin zeminini hazırlamıştır. Son dönemde öğretmenlere ve öğrencilere yönelik artan şiddet vakaları, eğitim kurumlarının güvenli alanlar olmaktan çıktığının açık bir göstergesidir. Bu durum; eğitim sisteminin laik, bilimsel ve toplumcu karakterinden koparılmasının, liyakatsiz atamaların ve demokratik okul kültürünün adım adım tahrip edilmesinin doğrudan bir ürünüdür. Dönemin karanlık zihniyeti Köy Enstitüleri’ni nasıl hedef aldıysa; bugün de aynı zihniyet okulları cemaatlere, tarikatlara ve liyakatsiz kadrolara teslim ederek eğitim hakkını tehdit etmektedir. Okullarda yaşanan şiddet sarmalı, tesadüfi bir asayiş sorunu değil; laik ve bilimsel eğitimden verilen her tavizin acı bir faturasıdır. Eğitim emekçilerinin dışlanması, emeğinin değersizleştirilmesi ve demokratik okul kültürünün tahrip edilmesi, eğitimde şiddeti besleyen önemli bir etken olmuştur. Eğitim Sen olarak, Köy Enstitüleri’nin ilerici ve demokratik mirasına sahip çıkıyoruz. Okullarımızı şiddetten arındırmanın yolu, sadece polisiye tedbirler almak değil, eğitim sistemini yeniden laik, bilimsel, kamusal, demokratik, anadilinde ve cinsiyet eşitlikçi bir temelde inşa etmektir. 86. yılında Köy Enstitüleri’ni sadece bir anı değil, şiddetin ve karanlığın kuşattığı eğitim sistemimiz için bir çıkış yolu, bir “kutup yıldızı” olarak görüyoruz. Herkes için eşit, parasız ve güvenli bir eğitim ortamı sağlanana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Köy Enstitüleri’nin 86. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun!”
Haber Merkezi