Eğitim-Sen'den 'Çocuk Hakları' vurgusu
Eğitim-Sen Bartın Şubesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na ilişkin bir mesaj yayımladı. Eğitim-Sen Bartın Şube Başkanı İsmet İpci yayımladığı mesajda, çocukların ve milletin bayramını kutlayarak, geleceğin nesilleri çocuklar için daha güvenli ve özgür bir gelecek inşa etme zorunluluğuna değindi.
Bartın Eğitim-Sen Şube Başkanı İsmet İpçi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, çocukların temel haklarına erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Açıklamada, ekonomik krizden eğitim politikalarına kadar birçok başlıkta çocukların yaşadığı sorunlar ele alındı.
Bartın Eğitim-Sen Şube Başkanı İpci’nin 23 Nisan açıklaması:
“Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını çocuklara armağan ederek ilan ettiği 23 Nisan, yalnızca bir bayram değil; çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam hakkına sahip olması gerektiğini hatırlatan tarihsel bir çağrıdır. Bugün bu çağrının 106. yılındayız. Ancak Türkiye’de çocuklar için gerçeklik, bu tarihsel anlamın oldukça uzağındadır. Çocukların eğitim, güvenlik ve sağlıklı yaşam hakkı başta olmak üzere en temel hak ve özgürlükleri ciddi bir tehdit altındadır. Çocukların hakları büyük ölçüde kâğıt üzerinde kalırken, derinleşen ekonomik kriz ve kamusal politikaların yetersizliği bu tabloyu her geçen gün daha ağırlaştırmaktadır. Bugün Türkiye’de ekonomik krizin bedelini en ağır şekilde ödeyen kesim çocuklardır. Her beş çocuktan ikisi okula aç gitmek zorunda kalırken, önemli bir bölümü sağlıklı gelişim için gerekli yeterli-dengeli beslenme ve temiz suya ulaşma olanaklarından yoksundur. Bu yoksunluk, çocukları yalnızca eğitim sürecinde dezavantajlı hale getirmekle kalmamakta; binlerce çocuğu eğitimden kopararak ucuz iş gücü olarak sömürüldükleri ağır çalışma koşullarına itmektedir.”
“Türkiye çocuk yoksulluğunda ilk sıralarda yer almakta”
“Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan son veriler de bu tabloyu doğrulamaktadır. Türkiye, OECD ülkeleri arasında çocuk yoksulluğunda uzun süredir ilk sıralarda yer almakta; her dört çocuktan biri derin yoksulluk koşullarında yaşam mücadelesi vermektedir. Öte yandan siyasi iktidarın eğitim emekçilerini hedef gösteren itibarsızlaştırma politikaları ve okullardaki güvenlik zafiyetleri, şiddeti giderek yaygınlaştırmıştır. Siverek ve Maraş’ta okullara yönelik saldırılar sonucu yaşanan can kayıpları, bu ihmalkâr politikaların acı bir sonucu olmuştur. Okullarda yaşanan şiddet artık münferit olaylar olmaktan çıkmış; çocukların en temel hakkı olan güvenli eğitim ortamını doğrudan tehdit eden yapısal bir soruna dönüşmüştür.”
“Gerekli adımlar derhal atılmalıdır”
“Eğitim sistemindeki dönüşümün en tartışmalı başlıkları olan ÇEDES ve MESEM uygulamaları, çocuk hakları ile laik ve bilimsel eğitim ilkeleri açısından ciddi tehditler barındırmaktadır. Çocukları merkeze aldığı iddia edilen bu uygulamalar, gerçekte çocukların eğitim hakkını zayıflatan, onları erken yaşta çalışma hayatına yönlendiren ve bilimsel eğitimden uzaklaştıran bir yapıya dönüşmüştür. Siyasi iktidarın, çocukların üstün yararını esas alan politikalar üretmek yerine eğitim alanını bir yandan dini vakıf ve cemaatlerle, diğer yandan sermaye ile kurduğu iş birlikleri üzerinden yeniden şekillendirmesi, bu süreci daha da derinleştirmektedir. Bu yaklaşım, çocukların özgür bireyler olarak gelişimini engelleyen, hak temelli değil ideolojik ve piyasacı bir yönelim taşımakta ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle açıkça çelişmektedir. Oysa çocukların çocukluklarını yaşayabilmesi, her türlü fiziksel, duygusal, ekonomik ve cinsel istismardan korunması; yalnızca ailelerin değil, devletin ve toplumun ortak sorumluluğudur. Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi doğrultusunda, eşitlikçi ve özgürlükçü politikaların hayata geçirilmesi; sözleşmeye konulan çekincelerin kaldırılması zorunludur. Tüm çocukların barış içinde; kamusal, bilimsel, laik, parasız, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim hakkına erişebilmesi için gerekli adımlar derhal atılmalıdır.”
İsmet İpci, eğitimde ‘güvenlik ve eşitlik’ dedi
“Çocukların güvenli okullarda, yoksulluktan ve eşitsizliklerden uzak bir yaşam içinde büyüyüp eğitim alabilmesi, ancak gerçek anlamda laik, demokratik ve özgür bir toplumsal düzen ile çocuklardan yana kamusal politikaların hayata geçirilmesiyle mümkündür. Eğitim-Sen olarak, tüm bu tabloya rağmen çocukların eşit, özgür ve güvenli bir geleceğe kavuşacağı bir ülke mücadelesini büyütmeye devam ediyor; çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyoruz.”
HABER: Eda Koç