Bankoğlu'ndan 23 Nisan mesajı:

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 106. yıl dönümüne ilişkin açıklama yaptı. Bankoğlu açıklamasında okul saldırılarını kınayarak, 'Çocuklar için hayat bugün bir cehenneme dönüştürülmüştür' ifadelerini kullandı.

Bankoğlu’nun 23 Nisan içerikli açıklaması: “Bugün, tam 106 yıl önce, yedi düvelin kuşatması altındaki bir milletin, makûs talihini yenmek İçin Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyerek ayağa kalktığı gündür. 23 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin doğum günüdür! Ancak ne acıdır ki; Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girdiğimiz bu günlerde, 1920’nin ruhuyla kurulan o yüce Meclis’in yetkileri gasp edilmiş, milletin iradesi Saray’ın gölgesinde boğulmak istenmektedir. Hükümet 24 yıldır milletimize yaşattığı felaketlerle bütün bayramları zehretmiştir. Ne yazık ki; bugün eğitimden adalete kadar yaşanan büyük bir çürüme, müthiş bir kaos, derin bir yoksulluk, olağanüstü bir öfke var. Bunlar elbette bir günde olmadı.”

“Yaşasın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı!”

“Yeni Türkiye dedikleri coşkulu törenlerde bayram kutlayan çocuklardan ‘ölmek istemiyoruz’ diyen çocuklara çevirmekmiş. Daha kaç çocuk hayatını kaybedecek, aileler daha ne kadar elleri kalbinde kaygıyla bekleyecek, daha kaç telefon evlerde acı acı çalacak. AKP iktidarı, her sıkıştığında yaptığı gibi yine kolaya kaçmakta; çözümü interneti kısıtlamakta, oyunları yasaklamakta aramaktadır. Hayır, sorun dijital dünyada değil, sizin yarattığınız bu karanlık düzendedir. Çocuklarımızı suça iten, onları geleceksiz bırakan dijital oyunlar değil; adaletsizliktir, açlıktır, parçalanmış eğitim sistemidir ve umutsuzluktur. Çözüm yasakçı zihniyette değil; laik, bilimsel, çağdaş eğitimde ve çocukların karnının doyduğu bir sosyal devleti yeniden inşa etmektedir. Kimse umutsuzluğa kapılmasın. Halkı sindirerek iktidarını sürdürebileceğini sananlar yanılıyorlar. Bu baskı rejimi sürdürülemez. Bizim görevimiz; egemenliği Saray’dan alıp tekrar asıl sahibi olan halka iade etmektir. 23 Nisan ruhuyla söz veriyoruz: Çocuklarımızın fabrikalarda ölmediği, aç kalmadığı, özgürce yaşadığı bir Türkiye’yi mutlaka kuracağız. Milli Egemenliği yeniden tesis edecek, Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız. Çocuklara çocukluklarının unutturulmadığı bir Türkiye’de, mutlu, başarılı ve saygın bir ülke geleceği için onları korumamız gerektiğini söyleyen Büyük Atatürk’ün izinde, nice 23 Nisan’lar diliyor; bu uğurda can veren şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Yaşasın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı!”

“9 masum çocuk ve bir öğretmen hayatını kaybetti” 

“Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ülkemizin ışığı Mustafa Kemal Atatürk’ün milletimize ama en çok da çocuklara ve gençlere verdiği değer, bu Saray iktidarınca bilinmemiş, sistemli bir politika ile bugünün içi boşaltılmaya çalışılmıştır. Milli değerlerini hiçe sayan, nefret dili kullanan, bölmeyi, hedef göstermeyi güç zannedenlerin ektiği zehirli tohumlar ülkemizi zehirli bir sarmaşık gibi sarmıştır. Urfa ve Kahramanmaraş’ta 48 saat içinde iki saldırı gerçekleşti. 9 masum çocuk ve bir öğretmen hayatını kaybetti. 41 kişi yaralandı. Herkes ama vicdanı olan herkes tarifsiz bir acıya, büyük bir korkuya kapıldı. Saraydakiler 90 yaşında ölen Suudi kralı kadar kıymetli görmediler demek ki, yasımızı da isyanımızı da biz bize yaşıyoruz. Milletten ne kadar kopuk, nasıl başka alemlerde olduklarını bir kez daha ispat ettiler.

“Türkiye’de çocuklar derin bir yoksulluğun pençesindedir “

“Milli egemenlik sadece bir ibare değil, bu halkın onurudur. AKP iktidarı, kaybettiği halk desteğini kirli kumpaslarla, yargı eliyle yürütülen operasyonlarla geri almaya çalışmaktadır.

Cumhurbaşkanı adayımıza ve halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarımıza yönelik her bir engel, her bir soruşturma ve her bir siyasi yasak girişimi, aslında doğrudan 23 Nisan 1920ruhuna, yani milli egemenliğe yapılmış bir sivil darbedir! Halkın iradesini tanımayanlara,sandığı devirmeye çalışanlara, adaleti kendine kalkan yapanlara buradan bir kez daha hatırlatıyoruz: Bu topraklar, işgalciye ‘geldikleri gibi giderler’ diyenlerin mirasıdır. Halkın iradesine ipotek koymaya çalışanlar da, tarihin tozlu sayfalarında, o karanlık emelleriylebirlikte geldikleri gibi gideceklerdir! Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyada bir benzeri olmayan vizyonuyla çocuklara armağan ettiği bu bayramda, bugünkü durum içler acısıdır. 15 Nisan saldırısı sonrası evlerde yas var. Cumhuriyetin kimsesizlerin kimsesi olma iddiası, AKP eliyle yerle bir edilmiştir. Bir zamanlar geleceğimiz dediğimiz çocuklar için hayat bugün bir cehenneme dönüştürülmüştür. Korunamayan, sokakların ve şiddetin kucağına itilen her bir çocuk, bu devletin en büyük vebalidir. Eğitim adı altında çocuklarımız çıraklık maskesiyle sermayeye kurban ediliyor. Mesleki Eğitim Merkezleri’nde (MESEM) iş cinayetlerinde can veren çocukların sayısı artık bir utançtablosudur. Sınıfta olması gereken çocuklar, fabrikalarda, şantiyelerde can vermektedir.

Türkiye’de çocuklar derin bir yoksulluğun pençesindedir. Okula aç giden, protein alamayançocukların ahı bu iktidarın üzerindedir. Gençlerimiz bu ülkede bir gelecek kurma hayaliniyitirmiş, gözünü yurt dışına dikmiştir.”

 

HABER: Eda Koç