Ayhan Tepe: 'Bir çocuğun kaybı hepimizin kaybıdır'
Bartın Kahveciler ve Şerbetçiler Esnaf Odası Başkanı Ayhan Tepe saldırıları kınadı. Tepe konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bir çocuğun kaybı, hepimizin kaybıdır. Bir çocuğun kurtuluşu ise, hepimizin geleceğidir' sözlerini kullandı.
Önce Şanlıurfa ardından Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırılara ilişkin açıklamalar yapan Bartın Kahveciler ve Şerbetçiler Esnaf Odası Başkanı Ayhan Tepe, çocukların kıymetinin büyük olduğunu ve hep birlikte sorumluluk alınması gerektiğine değindi.
Ayhan Tepe’nin sözleri:
Gündem maalesef ağır. Yüreklerimiz ise her geçen gün biraz daha yorgun. Adalet Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamada, sanal devriye faaliyetlerinin artırıldığı, dijital mecralarda şiddeti öven ve toplumu tedirgin eden içeriklere karşı 81 ilde adli süreç başlatıldığı ifade edildi. Elbette bu önemli bir adımdır. Ancak şunu da artık açıkça görmek zorundayız. Sorun sadece görünenle sınırlı değil ve çok daha derin maalesef. Her yıl ‘okul güvenliği’ toplantıları yapıyoruz. İdareciler, kolluk güçleri, muhtarlar, okul aile birlikleri bir araya geliyor. Ama o okulun gerçek paydaşlarından bazıları çocuğu her sabah evinden alıp okula götüren servis şoförü, gün içinde beslenmesini sağlayan kantinci o masada yer almıyor. Mesele asla bir sandalye meselesi değil. Mesele, “hep birlikte sorumluluk alabilme” meselesi. Yaşanan olaylara bakınca artık şunu açıkça söylemek gerekiyor: Bu olaylar kesinlikle “münferit olaylar” diyerek geçiştirilebilecek ve basite indirgenebilinecek olaylar değil. Toplumsal bir uyarı ve bir alarmdır. Bu vesileyle; yaşanan bu üzücü olaylarda hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır diliyorum. Yaralanan öğretmenlerimize ve meslektaşımıza da acil şifalar diliyorum. Birkaç gün önce TV haberlerinde bir annenin, geçirdiği trafik kazasında çocuklarını koruyabilmek için kendi hayatını feda ettiğini gördük. Demek ki hepimiz için en kıymetli şey çocuklarımız. O halde bu mesele; bir kurumun, bir mesleğin ya da bir kesimin değil, hepimizin meselesidir. Şunu da kabul edelim: Hiçbir sorun sadece yasaklarla, sadece denetimlerle çözülemez. Önleyici tedbirler elbette gereklidir ama tek başına kesinlikle yeterli değildir. Örneğin, çocuklar okul saatinde internet kafeye gitmesin demek bir tedbirdir. Ama o çocuğun neden oraya gitmek istediğini anlamadan, onu okulda tutacak bir sistem kurmadan, aileyi bilinçlendirmeden, rehberlik mekanizmalarını güçlendirmeden bu sorunu kökten çözmek kesinlikle mümkün değildir. Bugün çocuklarımız artık dijital bir dünyanın içinde, yapay zekanın gölgesinde ve gerçek ile sanalın birbirine karıştığı bir çağda büyüyor. Ve şunu da açıkça kabul edelim ki; kendim de dahil birçok aile ne yapacağını bilemiyor. İşte tam da bu yüzden; eğitimden sağlığa, güvenlikten aile yapısına kadar her alanın birlikte hareket ettiği, birbirini tamamladığı bir anlayışa ihtiyacımız var. Kimseyi suçlamadan, kimseyi hedef göstermeden ama sorumluluktan da kaçmadan. Çünkü bu mesele; sadece kurumların değil, toplumun genel meselesidir. Ve unutmayalım: Bir çocuğun kaybı, hepimizin kaybıdır. Bir çocuğun kurtuluşu ise, hepimizin geleceğidir.”