Bilgehan BULUT

Bilgehan BULUT

b.bulut.hergun@gmail.com

TÜRK DİZİLERİNE DAİR

Haksızlık Etmişim

Pek dizi izleyen bir insan değilim ama yazılarımı takip edenler bilir. Zaman zaman bazı yazılarımın içinde birkaç cümleyle bahsedip ufaktan gömüyorum. “Üzgünüm, haksızlık etmişim. Halbuki Türk dizileri genel olarak izleyicilere bir şeyler katan, izlendiğinde ufku iki katına çıkaran, içinde ufak zeka oyunları bulunduran, güldürürken düşündüren, bilgi ve kültür bakımından zengin dizilerdir.” Dermişim.

Bitmek bilmez

Geçenlerde bir gün dizi izliyorum. Sabırla bekledim, artık dizi bitti bitecek. Saat gece on iki suları reklam girdi. Ekranın sağ alt bölümünde de “İki dakika sonra devam edecek” yazdı. Hakikaten iki dakika sonra yeniden başladı. Yayıncılar “ Vatandaş dizinin kaldığı yeri unutmuştur” diye düşündüğünden olsa gerek reklamdan önceki iki üç dakikalık bölümü yeniden izlettiler. Biz artık heyecanla ne olacağını beklerken aynı yerde tekrar reklama gittiler. Bu sefer reklamın ne kadar süreceği de belli değil, dizinin de tam da önemli yeri, el mahkum yarım saat bekledik. Sonra dizi başladı ve başladığı gibi de bitti. Bitiş müziği çalarken ekranın sağ alt bölümünde “Önümüzdeki haftanın fragmanı birazdan” yazdı. Fragmanı izlemek için dizinin bitiş müziğini beş dakika dinledik, fena müzik değilmiş kulağımızın pası silindi. O kadar iyi insanlar ki dizinin bitiş müziğinden hemen sonra fragmanı verdiler. Halbuki biz bir on beş dakika daha reklam izlemeye hazırdık. “Diziyi bitirdik” dediğimizde saat gece on iki buçuğu geçmişti.

Bir dizi nasıl dört saat sürer?

Ortalama bir dizi akşam haberlerden sonra saat sekiz sularında başlayıp, gece on ikiye kadar devam eder. Reklamları ve eski bölümün özetini çıkarırsanız, dizi aslında iki buçuk saat. İki buçuk saatlik diziye, atmış iki dakika ağlama sahnesi, yirmi dört kez bakışma sahnesi, uzun uzadıya bir kapı açma sahnesi, bir kamyonda lüzumsuz diyalog koyarsanız dizi dört saat sürer.  Geçen hafta tavsiye ettiğim Chernobyl dizisinin bir bölümü elli dakika, toplamda beş bölüm olan dizinin tamamı iki yüz elli dakika. Yani dizinin tamamı bizim dizilerin ancak bir bölümü kadar ediyor. Tekrardan tavsiye ediyorum. Diziyi izleyin. Adamlar hakikaten hiç uzatmamışlar.

Vatandaş zaten ne versen yiyor

Yapımcılar olayı çözmüşler. “Vatandaş zaten ne versen yiyor” politikası gereği senelerdir aynı dizilerin türevlerini yapıp duruyorlar. Bende bir yapımcı olsam ve dizi çekecek olsam muhtemelen şu konseptte bir dizi çekerdim.  Bir kere hikaye kafadan Urfa, Antep dolaylarında geçerdi. Şöyle şaşalı bir konak, ağalar falan ve “Biz bilmem kimleriz vurgusu.” Örneğin: “Biz Germeyanoğullarıyız” falan gibi. Biraz töre, kadına şiddet, baldızına tecavüz eden enişte, sert baba figürü, şerefsiz koca, çocuklarından koparılan kadın koyduk mu tadından yenmez. Burada çocuklarından koparılan kadın bölümü önemli çünkü hem kadın dramı hem de çocuk dramı var. Yani bir taşla iki kuş. Tabii unuttum sanmayın. Bu hikayenin içine genç ağa için, İstanbullar da kolejlerde falan büyümüş şehirli bir kız koymadan olmaz. Bakın bu dizi kesin tutar. Türevi beş yüz defa tutuş şey, beş yüz birincide de tutar. Bu yüzden yapımcıların günahı yok. Adamların işi para kazanmak.  Vatandaş yiyorsa neden yeni maceralara atılıp risk alsınlar ki?

İthal diziler

Yabancı yapımlardan uyarlanan dizilerden de bir halt olmaz. Her ne kadar konuları, hikayeleri değişik olsa da uyarlanırken orijinali kırk dakika olan dizi, iki buçuk saate uzatıldığından, uzatmak içinde o ona aşık, bu da ona aşık, aşk üçgeni, beşgeni, entrika eklendiğinden bizim dizilerimizden bir farkı kalmıyor.

Sonuç

Her akşam oturup ailece dört saat dizi izlemek tam bir saçmalık. Koskocaman dört saatte neler yapılmaz. Sabahları babalar işle meşgul, anneler ev işleriyle. Akşamları da dizilerle meşguller. Çocuk kendi halinde büyüyor. Sonra “Her şeyi yaptık, tüm imkanlarımızı seferber ettik, bu çocuk okumuyor, çocuğun içinde olacak” diyorlar.

Yav he he.

Sevdiğim söz: “Her halükarda incineceğim, kendim olsam daha iyi değil mi?” – Education dizisinden.

Tavsiye Film: Kış Uykusu

Konu hakkındaki düşüncelerinizi aşağıdaki e-mail adresine yazabilirsiniz. Diğer görüş ve önerileriniz için de yazabilirsiniz.

e-mail: b.bulut.hergun@gmail.com

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Sistemi: Olay Medya | Reklam