Bahri Akalın

Bahri Akalın

bahri.akalin@hotmail.de

Merhaba Sevgili Dostlar

Uzun süredir gezi turları ve konferanslarım nedeniyle köşemizde ara verdik.

Siz değerli dostlarımızın anlayışından dolayı çok teşekkür ederim.

Tur organizeleri ve konferanslar neticesinde  çeşitli il, ilçelerimizi gezme ve görme şansım oldu.

Bu vesile ile sivil toplum örgütü (STK)lar ve toplumun farklı yaşlarından insanımızla görüşme imkanı bulduk.

Bize rehberlik eden, ilgilenen Bursa’dan Sn. Hüseyin, Mustafa ve Mesut Beylere.

İzmir, Manisa Sn. Nevzat Beye ve Ankara’daki dostlarımız Halil, Abidin ve Mehmet Emin Beylere de ayrı ayrı teşekkür ederim.

Programlarımda teknoloji ve bağımlılıklarla ilgili bazen güldürücü, bazen düşündürücü de olsa faydalı sohbetlerimiz oldu.

En önemlisi gençlerin dilinden gençleri dinlemek oldu açık sözlü gençlerimizi tebrik ediyorum.

Bu sohbetlerimden bir çok notlarım oldu zaman zaman gençlerin istifadesi için konu edeceğim inşallah.

Şu başlığı vererek asıl konumuza dönelim.

Gençlerin deyimiyle Sanal alemde Bukalemun Gibi Görünmeyen (BGG) ler

Kısmet olursa vakit buldukça önemli olan (BGG)ler'' den Bahsedeceğim inşallah.

“Mutluluğun  yansıması”

Mutlu olmak veya olamamak.

Mutlu olmak için önce saygıya, sevgiye ihtiyaç olduğunu hepimiz bilmekteyiz,

fakat sevgiye yönelik sevgi oluşturacak davranışlarımız yok denecek kadar maalesef çok azaldı.

Yalnız olarak tek başınıza mutlu olma şansı yoktur.

Düğün, dernek, özel günlerinizde dost, akraba, tanıdıklarınızı yanınızda olması size mutluluk olarak geri yansır.

Kimseniz gelmez ise yalnız kalır moraliniz bozulur mutlu olamazsınız dolayısıyla size mutsuzluk olarak yansır

Her kes benim hakkım deyip almaya çalışıyor, ya onun hakkı ne olacak diyen yok (Yani benim hakkım ne olacak?)

ben demek yerine biz demeyi başaramadık. Ben, ben demenin ötesine geçemiyoruz ve bu yüzden de başarıya ulaşamıyoruz.

Sevgi kimin hakkı?

Kimse içindeki duyguları gözden geçirip vicdanında tartmıyor (istisnalar kaideyi bozmaz)

Kişi içindeki duygularını tarttığında durumu ortaya çıkarmış olur.

İçinizdeki duygular haset, fesat,  kıskançlık, kin, nefret, öfke ve intikam mı

Yoksa iyilik, güzellik, sevgi, şefkat, merhamet veya acıma ağırlıklımı, hangisi ?

 İç aleminizdeki ağırlığınızda hangi taraf ağırlıkta, tıpkı karne notları gibi.

Sanırım sevgi kimlerin hakkı olduğu netleşti

Maalesef günümüzde saygı, sevgi ağırlıklı duygular azalmakta.

Medya ve teknolojinin etkisiyle maalesef milli ve manevi değerler kaybımız  artmakta.

(şekilcilikten öteyi geçemiyoruz) 

Sevgilerimiz maalesef alınan hediyeler kadar olmaya başladı.

Saygı kültürümüzü lugatımızdasın sanki çıkardık gibi

Oysaki Saygı, sevgiye, sevgi ise aşka götürür.

Günümüzdeki saygısız sevgiler maalesef evlilikleri çabuk bitiriyor hatta nişanlılık döneminde son buluyor.

Seçmek seçici olmak tercih yapmak tabi ki kişinin hakkı olmakla beraber aynı şansı karşısındakine de vermelidir.

Ben haklıyım, kimse beni anlamıyor, yalnız kalışım doğru olmamdan kaynaklanıyor  gibi cümleler kendi açınızdan doğru olabilir

Fakat karşımızdakilerde aynı savunmayı yapıyorlar hangisi doğru? Peki ölçü ne olmalı?

Kim haklı kim haksız yargılamak bizim işimiz değil, bizimkisi sadece kendimizi de gözden geçirelim demektir .

Sanal alemden doğal aleme geçmeye, milli ve manevi değerlerimizi yaşamaya çalışalım,

çünkü yalnızlıklar ve huzursuzluklar ve mutsuzluklar gün geçtikçe daha da  artıyor.

 

"Sevgiyi üretemeyenler! Maalesef bir başkasının sevgisinden ve ömründen harcıyorlar demektir"

Sevgi hak edene verilemiyorsa orada arıza var demektir.  Sevgiyi hak edene verelim inşallah

Saygı, Sevgi ve Muhabbetlerimle

 

 

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Sistemi: Olay Medya | Reklam