Esenyurt'tan "Ekmeğimiz elimizde alınıyor" feryadı

Bartın Belediye Meclisince 2015 yılında Esenyurt minibüsleriyle ilgili alınan Çatmaca Kavşağı ile Terminal Kavşağı arasında yolcu indirme ve bindirme yasağının Bartın Belediyesi tarafından yeniden uygulamaya konulması üzerine, bu güzergahta üniversite öğrencileri dahil yolcu indirme ve bindirme yapamayan Esenyurt Minibüsçüler Kooperatifi, tabutlu basın açıklaması. Esenyurt’a bağlı 60 minibüsçü aileleriyle birlikte “Ekmeğimiz elimizden alınıyor” diye haykırırken minibüsçüler kontak kapatarak Bartın Üniversitesi Kutlubeyyazıcılar Kampüsüne öğrenci taşımayı bıraktı. Sadece hat üstündeki köylere yolcu taşıyan minibüsçüler kararının alınma sebebiyle ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Minibüsçüler ayrıca Bartın Valisi Sinan Güner başta olmak üzere yetkililerin bu soruna çözüm bulmasını istedi.

Esenyurt'tan Güncel

Bartın Belediye Meclisince 2015 yılında Esenyurt minibüsleriyle ilgili alınan Çatmaca Kavşağı ile Terminal Kavşağı arasında yolcu indirme ve bindirme yasağının Bartın Belediyesi tarafından yeniden uygulamaya konulunca Esenyurt Minibüsçüler Kooperatifine bağlı minibüsçüler Kemerköprü Meydanı’nda tabutlu basın açıklaması yaptı.  Esenyurt minibüsünün önüne “Tabutumuz hazır, Belediyenin bize biçtiği kefenleri bekliyoruz” yazılı ve Türk bayrağına sarılı bir tabut maketi koyan minibüsçüler, “Ekmeğimiz elimizden alınıyor” diye haykırdı. Minibüsçülerin açıklamasına vatandaşlardan, ailelerinden ve Bartın Üniversitesi öğrencilerinden de destek gelirken Esenyurt’a bağlı 60 minibüsçü ve onların aileleri adına konuşan  Esenyurt Durağında hat sahibi aynı zamanda  Çestepe Köyü Muhtarı olan Savaş Akkabak, Bartın Belediyesi’nin aldığı bu karar ve Halk Otobüsleriyle ilgili çarpıcı iddialarda bulundu.

Akkabak: “Son 3 aydır yolcu indirip bindiremiyoruz”

Esenyurt minibüslerinin son 3 aydır 2015 yılında alınan kararın yeniden uygulamaya konulması yüzünden Çatmaca Kavşağı ile Terminal Kavşağı arasında yolcu indirme ve bindirme yapamadığını kaydeden Akkabak şöyle konuştu:

Yerel yönetimler yerelde yaşayan insanların daha iyi hizmet alabilmesi için kurulmuş bir resmi kurumdur. Esenyurt minibüsçüleri ailesi olarak son 7 yıldır biz burada Belediye tarafından bir türlü rahat çalıştırılmamaktayız. Çeşitli zamanlarda, çeşitli şekillerde sıkıntılara maruz bırakılıyoruz. 2015 yılından bu yana Bartın Belediyesi’nin Esenyurt Minibüsçüler Kooperatifi adına aldığı yolcu indirme ve bindirme yasağı var. Zaman zaman bu yasağı esnettiler, zaman zaman da “uygulanmıyor” diye İl Emniyet Müdürlüğüne yazı yazdılar.  Son 3 aydır Esenyurt Minibüsçüler Kooperatifi Çatmaca Kavşağı ile Terminal Kavşağı arasında yolcu indirme ve bindirme yapamıyor. Sebebi Bartın Belediye Meclisinden 2015 yılında alınan bu karar.

“Kemer’deki minibüsler kalkınca trafik rahatlamayacak”

Bu karar alınmasaydı Esenyurt Minibüsçüleri daha rahat çalışırdı o zamanda Özel Halk Otobüsleri daha fazla para kazanamazdı. Bunun için bu yasak kararı alındı. Tabi bundan başka bizlere kısıtlamalar da getirildi. Esenyurt  minibüsçüleri bu Kemerköprü Meydanından Bartın’ın birçok köyüne hizmet veriyor. Bartın Belediyesi de “Bartın’ın birçok yerinde aşırı trafik yoğunluğu var. Bu yoğunluğa bağlı olarak bu minibüsler geliş-gidiş yaparken trafiği aşırı derece de aksatıyor. Dolayısıyla bu minibüsler buradan alınacak Belediyenin arkasında bulunan boş bölgeye durak yapılacak.  Oraya gönderilecek” diyor.  Allah aşkına bu minibüsler buradan kalkınca Bartın trafiği tamamıyla rahatlayacak mı?

“Belediye bugüne kadar trafikle ilgili bilimsel bir çalışma yapmış mı?”

Bende bir yerel yönetimciyim 16 yıllık muhtarım. Bartın’ın bundan 20 yıl önce nüfusu diyelim ki 30-40 bindi. Aradan geçmiş 20 yıl Bartın’ın nüfusu tam sayıyı bilemiyorum olmuş 60 bin. Mevcut Belediye Başkanımız ya da bundan önceki belediye başkanlarımız Bartın’daki bu trafiği rahatlatmak için nasıl bir çözüm aramışlar? Bir yere bir köprü yapmışlar mı? Var olan yollarımızın haricinde bir yere yeni yol yapmışlar mı? Şehir merkezindeki trafik için bugüne kadar hiçbir şey yapılmamış. Bartın’daki trafiği rahatlatmak için Kemer meydanındaki bu minibüsçüleri buradan atacaklar, buraya da vatandaşların dinlenmesi için park bahçe yapacaklar. Bu minibüsler buradan kalksa da bu trafik rahatlamayacak.

 

“En az 3 bin vatandaş köyden Bartın’a arabasıyla gelecek”

Neden? Köyden gelen yaşlı vatandaşlarımız, çocuklu annelerimi ya da pazardan alışveriş yapan köylülerimiz  Kemer meydanından 1,5 kilometre uzaklıktaki Belediyenin arkasındaki duraklara yürüyemeyecek. Gelecek Kemer meydanına 100 metre uzaklıkta ki Halk Otobüslerine binecek. Belediyenin orada inecek. Sonra arka taraftaki duraktan minibüslere binecek köyüne gidecek. Bu şekilde 2 kere para ödemek istemeyen vatandaşlarımızda kalkacak köyünden özel arabasıyla Bartın’a gelecek. Bu sefer köyden arabalarıyla gelenler şehir merkezindeki trafik yoğunluğunu daha da arttıracak.  Buradaki 60 minibüsçü yaklaşık 40 köyden Bartın’a vatandaş getiriyor. Her köyden en az 200-300 kişi gelse bu da en az 10 bin kişi demektir. Bu 10 bin kişiden 3 kişi de aracıyla köyden Bartın’a gelse bu da Bartın trafiğine 3 bin aracın daha katılması demek oluyor.

“Belediye insanları güzel laflarla, kelimelerle kandırıyor”

Bartın Belediyesi insanları güzel laflarla, kelimelerle kandırıyor. Bu minibüsçü halka hizmet vermekten başka ne yaptı. Bartın Belediyesi’nin getirdiği bu yolcu indirme-bindirme yasağıyla ilgili Türkiye’nin hiçbir yerinde böyle bir uygulama var mı? Yok. Bu araçlarda halka kamu hizmeti veriyor. Sen bu araçları başka bir yere sevk etmekle buradaki trafiği rahatlatmayacaksın ki. Bartın Belediyesi’nin bugüne kadar trafikle ilgili yaptığı herhangi bir bilimsel araştırması var mı, yapmış mı? Varsa bize yaptım desin. Yapmamış.

“Bizi halk otobüsü olmaya zorlayarak tehdit ediyor”

Ama buraya geliyor bizi halk otobüsü olmaya zorlayarak tehdit ediyor. Önümüzdeki 2 yıl içerisinde D4 yetki belgelerimizi imzalamayacağını bize söylüyor. “Ne olacak o zaman?” diyoruz. Bize “ Ne olacağını o zaman göreceksiniz” diyor. O zaman göreceksek biz şimdi görelim. Biz 2 yıl boyunca her gün sürünerek öleceksek ben biran önce ölürüm daha iyi. Dün en son yaptığımız toplantıda kendisine dedim ki “Başkanım bez elinizde, makas elinizde, ip elinizde. Bize elbise dikersiniz biz elbisemizi giyeriz, kefen biçersiniz kefenimizi giyeriz mezarımıza gireriz.

“Tabutumuzu buraya koyduk”

Bugünde (Çarşamba) Esenyurt minibüsçüleri ailesinin tabutunu buraya koyduk. Sayın Cemal Akın ya bizim tabutumuzu buraya koyacak ya da üzerimize elbisemizi giydirecek “Arkadaşlar hizmet vermeye devam edin” diyecek.

“Cemal Başkan çocuklarının 2 araçla okula gitmesine razı olur muydu?”

Esenyurt’ta çalışan bir sürü çalışan var. Çeştepe’nin altındaki Atılım Sanayi Sitesi’nde de öyle. Çatmaca’da oturup Esenyurt’ta Atılımda çalışan insanlar neden Çatmaca’dan Esenyurt minibüslerine binip Esenyurt’taki iş yerlerine neden gidemiyor? Neden Kemer’e gelmek zorunda kalıyor?  Neden 2 araç değiştirerek işlerine gitmek zorunda bırakılıyor? Cemal Başkan şimdi Esenyurt’ta Akmanlar’da ya da o istikametteki bir köyde otursaydı çocuklarının 2 araçla okula gitmesine razı olur muydu?  16.00’da okuldan çıkan 15 yaşındaki bir çocuk Çatmaca’dan Cumhuriyet Lisesinin önünden arabasına binip 10 dakikada evine gidecekken karşıya geçip Halk Otobüsüne binerek  Kemer’e gelip oradan başka bir dolmuşla evine gitmesi bu çocuklara insanlara reva mı, hak mıdır?

“Belediye Başkanının ketum tutumu yüzünden yol kat edemedik”

Ülkenin şartları belli. Ekonomik durumda belli. İnsanlar asgari ücretle çalışıyor. Bu insanların çoğu ekmek , soğanla karnını doyuruyor. Buradan tüm yetkililerimize sesleniyorum. Önümüzdeki cenaze belli. Ya bu cenaze burada kokar ya da hep birlikte bu cenazeyi buradan kaldırırız. Emniyet Müdürlerimizle defalarca toplantılar yapıldı. Ama sağ olsun Belediye Başkanımızın ketum tutumu yüzünden tabiri cayizse bir arpa boyu yol kat edemedik.

“Gerekirse anahtarlarımızı Belediye Başkanının önüne bırakacağız”

Servis sayılarımızı azaltacağız ama köyden gelen vatandaşlarımızı ve işçilerimizi mağdur etmeyeceğiz. Onları taşımaya devam edeceğiz. Biz Esenyurt ailesi olarak kararlıyız. Bizim mağduriyetimiz giderilmezse önümüzdeki günlerde başka faaliyetlerde de bulunacağız. Gerekirse anahtarlarımızı Belediye Başkanının önüne bırakacağız. Araçlarımızı da Belediyeye teslim edeceğiz. Bu kadar kararlıyız. Neticede biz de yıllardır bu halka hizmet veren kurumsal bir kuruluşuz. Bizi hiç kimse yok sayamaz. Bu halkı mağdur edemez. Derdimizi bir türlü anlatamadık.

“Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz, kendi şahsi menfaatlerine ellerindeki imkanları kullanıyorlar”

Buradan ben Cumhurbaşkanımıza da sesleniyorum. Devletimiz insanların daha iyi hizmet alabilmesi için bazı yetkileri yerel yönetimlere vermiş. Ama yerel yönetimler elindeki imkanları Bartın’da olduğu gibi kendi şahsi menfaatleri için ya da yandaşlarının menfaati için kullanabiliyorlar. 5 yıldır biz Valiliğimize, İl Emniyet Müdürlüğümüze dilekçe üstüne dilekçe verdik. Bizim sesimiz neden duyulmadı? Niye bize sürekli “Halk otobüsü olun. Olmazsanız çalışamazsınız” diye niye dikte edildi?

“Sesimiz duyulmaz tamamen kontak kapatacağız”

Madem biz halk otobüsü olarak çalışamıyorsak, yetki belgelerimizin süresi bittikten sonra araçlarımız çöpe gidecekse araç sefer sayılarımızı azaltıyoruz. Köylerden gelen işçilerimizi ve öğrencilerimizi mağdur etmeyeceğiz. Eğer Halen sesimiz duyulmuyorsa kontaklarımızı kapatıp ileriye dönük tamamen ticari faaliyetlerimizi durduracağız.

“Şoförler Odası da psikolojik baskı altında”

Bartın Şoförler Odası son ana kadar “Ben sizinle beraberim” diyordu. Aslında burada olacaktı. Ne oldu ya da olmadı bilemiyorum. Ama zannediyorum ki psikolojik bir baskı aldı. Son 1 saat öncesine kadar Şoförler Odası Başkanıyla istişare halindeydik. “Haklılığınızı biliyoruz, her zaman yanınızdayız” dediği halde şuanda yanımızda yok. Sağlık olsun. Bizim yanımızda vatandaşlarımız var.

Gülay Hanım: “Böyle bir mantık yok, mağduruz”

Esenyurt’ta  çalışan Gülay Hanım “Ben Çatmaca’da oturuyorum. Kanunların insanların hayatlarını kolaylaştırmak için olduğunu düşünüyordum. Ama maalesef kanunlarımız halkın hayatını zorlaştırmak için yapılmış. Kaç yıldır ben işime gitmek için Çamaca’dan Esenyurt minibüslerine biniyorum.  Ama ben 3 gündür Çatmaca’dan Halk Otobüslerine biniyorum. 2,5 TL’yi veriyorum . Kemer’e geliyorum. Buradan minibüse binip işime gidiyorum.  Bu durumda olan öğrenciler de var. Ben Türkiye’nin hiçbir yerinde böyle bir olay görmedim.  Valimizin, Emniyet Müdürümüzün bu soruna el atması gerekiyor. Bunu sadece üniversite buraya açıldığı için yapıyorlar. Benim gibi Esenyurt’a işe giden bir sürü insan var ve hepimiz mağdur durumdayız. Köyden hastamız olsa, çocuklarımız olsa Bartın’a gelirken AKTIP’ta inemeyecek mi? AKTIP’ta inmesi gereken hasta önce Kemer’e gelip, buradan Halk Otobüsüne binip öyle mi AKTIP’a gidecek? Böyle bir mantık yok” dedi.

“Halk Otobüsleri yalan ihbar yapıyor”

Çocuğu Cumhuriyet Lisesinde okuyan bir anne “Benim çocuğum evine gelmek için Cumhuriyet Lisesinden Halk Otobüslerine binip Kemer’e gelip  buradan evine gelmek için minibüse binmek zorunda.  Bende evlerde temizlik yapıyorum. Çatmaca’dan dolmuşa binip evime gidemiyorum. Halk Otobüslerinin yollarda tek tek gözetmenleri var. Yalan ihbarlar yapıyorlar. Bu yalan ihbarların hangisinin üzerinde Emniyet Müdürümüz duruyor. Biz bunlara kendi kullarımızla şahit olan insanlarız. Çocuklarımızdan da öğrenci olduğu halde 2,5 TL alınıyor. Belediye kartı olmadığı bunu yapıyorlar” şeklinde konuştu.

“Var mı böyle adalet?”

Esenyurt’ta oturan başkan bir kadın “Belediye bize sıka sıka önce 2,5 lirayı  Halk Otobüslerine ver. Sonra Kemer’e gel. 3,5 TL Esenyurt’a ver diyor. Var mı böyle adalet?” ifadelerinde bulundu. 

“Halk Otobüslerinde balık istifi gibi gitme adalet mi?”

Eşi Esenyurt şoförü olan bir kadın da şöyle konuştu:

“Bu arabalar 20 kişilik. Bütün abilerimiz yolcuyu önce koltuklarına oturtuyorlar. Yolda 2 öğrenci mağdur kalmasın diye bunu aldıkları zaman hemen Halk Otobüsleri şikayet ediyor. Ama ben çocuğumla hastaneye gittiğim zaman balık istifi gibi 90 kişi hastaneden şehir merkezine geliyoruz. Bu adalet mi?

“Buradaki  minibüsçüler çocuklarına bakmak için 10 dakika yemek bile yiyemiyor”

Benim eşim ekmek parası kazanıyor. Kavgalarımızın hep nedeni psikolojik. Benim eşim gece 12’de gelip evine öyle yemeğini yiyebiliyor. Burada ki minibüsçülerin hepsi 10 dakika durup lokantada yemek yiyemiyor? Niye çocuklarına bakmak için. Hastaneden ben Halk Otobüsle çocuğum kucağımda ayakta şehir merkezine geliyorum. Ama benim eşim yolda 2 kişi alınca 750 TL ceza ödüyor niye? Benim eşim sigorta ödüyor. 2 çocuk bakıyor. Zaten maddi durumumuz sıkıntılı.

“Belediye Başkanımız geldi geleni bu kaldırımı 5 kere söktü”

Belediye Başkanımız geldi geleni bu kaldırımı 5 kere söktü. 5 kere asfalt yaptı. Yap kaldırım yap park.  Buradaki minibüsçüler için hiçbir şey yapmadı. Yalı’ya yatırım yaptı. Biz arabalara Yalı’dan mı biniyoruz? Ben daha dün dememi gömdüm. Eşimi bu tabuta koymak istemiyorum. Üniversitede kavga etmişler benim eniştem hastanede.”

Üniversite öğrencisi: “Benim seyahat özgürlüğü denen bir hakkım var”

Bartın Üniversitesi öğrencisi ise “Ben Bartın Üniversitesi öğrencisiyim. Çatmaca’da oturuyorum. Esenyurt arabaları beni alamıyor. Halk Otobüsleri dolu geliyor. Binemiyorum. Geçenlerde Eenyurt arabasına bindim ayakta sadece ben vardım. Benim yüzümden 85 TL ceza yedi. Benim verdiğim ücret 1.75’ti. Benim seyahat özgürlüğü denen bir hakkım var. Ben buraya üniversite okumaya geldim. Ailem benin okulda biliyordu ben o gün okula gidemedim. Aileme okula gittim dedim. Bunun hesabı nasıl sorulacak?”

Nurdan EROĞLU

Nurdan EROĞLU / Editör

Tüm Yazıları

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Sistemi: Olay Medya | Reklam