TUNÇ, HDP'NİN GRUP ÖNERİSİYLE İLGİLİ MECLİSTE KONUŞTU:

"Siyasi iktidarın yargıya müdahalesi söz konusu değil"

TUNÇ, HDP'NİN GRUP ÖNERİSİYLE İLGİLİ MECLİSTE KONUŞTU: Güncel

Haber merkezi

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, HDP'nin yargı bağımsızlığı ile ilgili vermiş olduğu grup önerisi hakkında AK Parti Grubu adına söz alarak bir konuşma yaptı. Tunç konuşmasında, "Siyasi iktidarın yargıya müdahale ettiği iddiaları yersiz. Yargı bağımsızlığının yanında tarafsız olması gerekiyor ve bunun için de AK Parti döneminde önemli mevzuat ve Anayasa değişiklikleri yapıldı" dedi. 

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, HDP'nin yargı bağımsızlığı ile ilgili vermiş olduğu grup önerisi hakkında AK Parti Grubu adına söz alarak bir konuşma yaptı. konuşmasına HDP'nin grup önerisiyle ilgili açıklama yaparak başlayan Tunç, "HDP grup önerisinin konusu, yargı bağımsızlığı. Özellikle şu i steniyor: Devam etmekte olan yargılama süreçlerinin adil olmasına katkı sunulması amacıyla Meclis araştırması komisyonu kurulsun isteniyor. Değerli milletvekilleri, demokratik hukuk devletinin en önemli özelliği yasamanın, yürütmenin, yargının birbirinden ayrı olması, kuvvetler ayrılığı ilkesinin geçerli olmasıdır. Türkiye'de yargı bağımsızlığı konusu sadece AK Parti'li yılların sorunu değildir. Cumhuriyet tarihimiz boyunca yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı sürekli tartışılagelmiştir, bugün de tartışılmaktadır. Ancak yargının bağımsız olması ve tarafsız olmasıyla ilgili olarak AK Parti döneminde çok önemli mevzuat değişikliklerinin de, Anayasa değişikliklerinin de yapıldığını ve bu sürecin uyum yasalarıyla beraber devam ettiğini de söylemek mümkündür" dedi. 
"YARGININ, TARAFSIZLIĞINI DA GÜÇLENDİRECEK"
16 Nisan referandumunun kuvvetler ayrılığı ilkesinin daha net bir şekilde ortaya konulması açısından önemli olduğunu ifade eden Tunç şöyle devam etti:  "Özellikle 16 Nisan 2017 referandumu kuvvetler ayrılığı ilkesinin daha net bir şekilde ortaya konulması açısından önemlidir. Yasama, yürütme ve yargının daha net çizgilerle birbirinden ayrılmasını sağlayan, yargının bağımsızlığının yanında, tarafsızlığını da güçlendirecek.  Anayasa'nın 9'uncu maddesinde yapılan tarafsızlık ibaresinin oraya eklenmesiyle özellikle yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı yönünde 2017 referandumunda önemli değişiklikler yapılmış. Hâkimler ve Savcılar Kurulunun, Anayasa Mahkemesinin yapısıyla ilgili önemli düzenlemeler yapılmış. Hâkimler ve Savcılar Kurulunun, özellikle,  yarıdan fazlasının Meclis tarafından seçiliyor olması daha demokratik bir yapının öngörülmesi açısından önemlidir ve Anayasa Mahkemesinden asker üyenin çıkarılmasıyla, askerî yargının kaldırılmasıyla yargı birliğinin sağlanması açısından da çok önemli düzenlemeler yapılmıştır.
"BİZ HSYK, DAHA ÇOĞULCU BİR YAPI OLSUN İSTİYORDUK"
Tabii, Sayın Aldan "HSYK, 2010 ilk kırılma anı" dedi. 2010 'da bizim buradan geçirdiğimiz Anayasa değişikliği Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun daha tarafsız ve bağımsız olması üzerineydi. Daha çoğulcu bir yapı olsun istiyorduk. Özellikle, ilk derece mahkemele rinden seçilecek olan üyeler için, her bir seçmenin, her bir hâkim ve savcının yalnızca bir adaya oy vermesini biz istiyorken Cumhuriyet Halk Partisinin Anayasa Mahkemesine başvurması neticesinde, Anayasa Mahkemesinin de bu yönde bir iptal kararı vererek seçimlerin liste usulü gerçekleştirilmesine yol açması nedeniyle FETÖ'cü bir yapının, çoğunlukçu bir yapının HSYK'ya yerleşmesine neden olduğu açıktır. Şimdi, burada tabii ki bizim muradımız, 2010 değişikliğinde HSYK'nın daha tarafsız, daha bağımsız olması yönündeydi. Ancak Anayasa Mahkemesinin bu kararı nedeniyle bu yola, maalesef, yol açılmış oldu. Tabii, bu, 2017 16 Nisan referandumuyla düzeltilmiş oldu. İnşallah, bundan sonra daha tarafsız, daha bağımsız bir yargıya ülkemiz kavuşur.
"KATILMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL"
Siyasi iktidarın yargıya müdahale ettiği yönündeki eleştirilere katılmamız mümkün değildir. Çünkü uygulamada bakıyoruz, ilk derece mahkemesi bir karar verdiğinde hemen siyasi iktidar eleştiriliyor ama istinaf mahkemesi aksi bir karar verdiğinde de o eleştiriler maalesef unutulabiliyor, bunları da görüyoruz. Yargı  yetkisinin kullanılmasıyla alakalı olarak bizim burada Meclis araştırması komisyonu kurmamız Anayasa 138 gereğince de mümkün değildir. Bu nedenle, önergenin aleyhinde olduğumu belirtiyor, Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum." 
TUNÇ SATAŞMALARA DA CEVAP VERDİ 
Yılmaz Tunç, daha sonra sataşmalar üzerine yeniden söz alarak şunları söyledi: 
"HSYK 2010 öncesi 5 üyeden oluşuyordu. Yargıtay, Danıştay üyeleri HSYK'yı, HSYK üyeleri de Yargıtay, Danıştay üyelerini seçiyordu yani bir kast sistemi vardı. 5 kişilik bir kurul ve çok yoğun eleştiriler vardı uzun yıllardır. Hatta, şunu konuşuyorduk yargı camiası... İlk derece mahkemelerinden kurula mutlaka üye seçilmesi yönünde tüm siyasi partiler hemen hemen hemfikirdi. 22 üyeye çıkarıldı 5 üye. Tabii, bu 22 üyenin neredeyse yarısı, 10'u -7'si adli yargı, 3'ü de idari yargı olmak üzere- ilk derece mahkemelerinden gelmesi yönünde Anayasa değişikliği yapıldı. Tabii, bu 10 üye -bu sayı çok önemli- şimdi, burada eğer bu sayıyı siz her seçmenin bir adaya oy vermesi yerine liste usulünü getirirseniz o zaman belli bir grubun çalışması neticesinde listenin seçilme ihtimali, tek bir görüşün oraya              yansıması söz konusu olacağından bu sakıncalıydı ve Anayasa Mahkemesine başvuru  neticesinde bu yol açılmış oldu; ben bunu kastettim."  

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Sistemi: Olay Medya | Reklam