Tunç’tan sistemle ilgili eleştirilere cevap

“Dikta eleştirileri abesle iştigaldir”

Tunç’tan sistemle ilgili eleştirilere cevap Güncel

Haber Merkezi

AK Parti Bartın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Yılmaz Tunç, Cumhurbaşkanlığı Sistemini getiren anayasa değişikliğinin ülkemizin geleceği için çok önemli değişiklikler olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanlığı sisteminin tek adam rejimine ve diktaya yol açacağı eleştirileri tamamen bir algı yönetiminden ibaret olduğunu ifade eden Tunç, “Dikta eleştirileri abesle iştigaldir” dedi.

AK Parti Bartın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Yılmaz Tunç, Cumhurbaşkanlığı Sistemini getiren anayasa değişikliğinin ülkemizin geleceği için çok önemli değişiklikler olduğunu söyledi. Anayasa değişikliğinin içeriğini olduğundan farklı gösterme çabası içerisinde olanların çabalarının boşuna olduğunu belirten Tunç; güneşin balçıkla sıvanamayacağını, rejim değişikliği yapılıyor eleştirilerinin artık bayat eleştiriler olduğunu ve milletin bu değişikliklerle rejimin değişeceğine inanmayacağını ve inanması için de bir sebep olmadığını kaydetti. Tunç “Bu değişikliklerle darbeci ruhun, vesayetçi anlayışın izlerini anayasamızdan siliyoruz, Anayasamız daha demokratik hale geliyor, Cumhuriyetimiz daha da güçleniyor, bu değişiklikle meclis daha da güçlü olacak, koalisyonlar tarihe karışacak, istikrar sürekli, kalkınma hızlı olacak” dedi.

“YÜRÜTMEDE ÇİFT BAŞLILIK ORTADAN KALDIRILMAKTADIR”

Yılmaz Tunç, anayasa değişikliğiyle ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Yapılan nedir? Yürütmede çift başlılık ortadan kaldırılmaktadır. Anayasamıza göre yürütme çift başlıdır, bir tarafta halkın seçtiği cumhurbaşkanı, diğer tarafta yine halkın seçtiği başbakan. Şu anda uyum sorunu yok. Ancak bunun ilanihaye böyle devam etme garantisinin olduğunu kimse söyleyemez. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda ülkemizin çözümü mümkün olmayan siyasi krizlerle karşı karşıya kalmaması için yürütmeyi çift başlı olmaktan kurtarmak neden rejim değişikliği olsun, aksine rejimi daha da tahkim eden, güçlendiren bir değişikliktir.  

“YÜRÜTME ORGANININ DOĞRUDAN SEÇİLMESİ DAHA DEMOKRATİK BİR SİSTEMDİR”

Diğer önemli husus, halkın yürütme organını, yani hükümeti, parlamento içinden dolaylı seçmesinin yerine  doğrudan seçmesini öneriyoruz. Halkın 5 yıllığına doğrudan seçtiği, 5 yıl sonra hesabını sorma imkanı bulduğu, beğenirse yeniden seçme imkanının olduğu, beğenmezse bir sonraki seçimde değiştirebildiği, koalisyon ihtimalinin artık ortadan kalktığı, istikrar üreten bir hükümet sistemine geçiş, cumhuriyet rejimini daha da güçlendirecektir.

“PARLAMENTER SİSTEMİN ÜLKEMİZE MALİYETİ AĞIR OLDU”

Parlamenter sistemin ülkemize maliyetini burada yeniden tekrar etmeye gerek yok, tek başına iktidarlar dışında, siyasi krizlerle, ekonomik krizlerle, güvenlik sorunları ile vesayetçi anlayışlarla ve darbelerle anılan bu sistem Cumhuriyetimizin güçlenmesini, ülkemizin muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmasını geciktirdiği tartışma götürmez bir gerçektir.

“DİKTA ELEŞTİRİLERİ ABESLE İŞTİGALDİR”

Cumhurbaşkanlığı sisteminin tek adam rejimine ve diktaya yol açacağı eleştirileri tamamen bir algı yönetiminden ibarettir. Teklifin maddelerine bakıldığında, şu anda vatana ihanet dışında soruşturulamayan bir Cumhurbaşkanı vardır. Bu değişiklikle TBMM, Cumhurbaşkanını, yardımcılarını ve bakanları görevleri ile ilgili soruşturabilecektir. Milletvekilleri, yürütmeyi, meclis araştırması, genel görüşme ve soru önergeleri ile denetleyebilecektir. Kanunları yapmak, bütçeyi onaylamak Meclisin yetkilerindendir. Yasamayı güçlendiren, yürütmeyi yasamanın denetimine tabi tutan bir anayasa değişikliğinin dikta rejimine yola açacağını iddia etmek abesle iştigaldir.

“TBMM’NİN ÜSTÜNLÜĞÜ ESASTIR”

Cumhurbaşkanı kararname çıkaracakmış, bu nedenle artık meclise gerek kalmayacak diyenler var. Kararname çıkarma yetkisi şu anda da var, kararnamenin kanuna aykırı olamayacağının, kanun çıkarılan bir konuda kararnamenin hükmünün kalmayacağının, temel haklar ve siyasi hakların kararname ile düzenlenemeyeceğinin, kısacası, Yasamaya, TBMM’ne üstünlük tanınacağının açıkça düzenleyen bu Anayasa değişikliğinin tek adam rejimine yol açacağını söylemenize bu millet hiç itibar etmeyecektir. TBMM’nin çıkaracağı kanunlara tabi olan, TBMM tarafından soruşturulabilen, Ülkeye yapacağı hizmet için gerekli olan bütçede TBMM’nin onayına muhtaç olan ve yaptığı işlemler yargı denetimine tabi olan bir yürütme organının diktatörlüğe yol açacağını söylemenin hiçbir inandırıcılığı yoktur.

“MECLİSİN DE CUMHURBAŞKANI SEÇİMLERİNİ YENİLEME YETKİSİ VAR”

Cumhurbaşkanının meclis seçimlerini yenileme yetkisi üzerinden bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Sanki Cumhurbaşkanı canı istediğinde Meclisi feshedebilecek, böyle bir şey yok, aylarca meydan meydan seçim kampanyası yapan ve sonuçta halkın yüzde 50’den fazlasının oyunu alan bir Cumhurbaşkanı Meclisi feshettiğinde kendi görevi de sona erecek, o zaman bu yetkisini canı istediğinde kullanabilecek nasıl dersiniz, artık içinden çıkılamayan bir devlet krizi ile karşı karşıya kalındığında bu yetkiyi kullanacaktır. Bu yetkiyi önemli bir gerekçe yokken kullanan bir Cumhurbaşkanının yeniden seçilme durumu olabilir mi? 2001 krizinde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile merhum Başbakan Bülent Ecevit hükümeti arasında çıkan kriz, meclisin seçim kararı alması ile çözüldü ve AK Parti iktidarı yönetimi devraldı, ama asıl soruna yol açan Ahmet Necdet Sezer görevine devam etti. Bu sistem, krize neden olan tarafı sandığa gömecek bir sistemdir. O nedenle, Cumhurbaşkanının fesih yetkisinden bahsederken Meclisin de Cumhurbaşkanının görevini sona erdirebileceğini, devlet krizi ortaya çıktığında birlikte seçim ilkesi gereğince halkın hakemliğine başvurulmasından daha doğru ne olabilir?”

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Sistemi: Olay Medya | Reklam